Günün Sözü
Sayfa 3/4 İlkİlk 1234 SonSon
35 sonuçtan 21 ile 30 arası

Konu: AHMET MUHİP DIRANAS Şiirleri

  1. #21  
    Admin Kate - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2011
    Mesajlar
    17.937

    Step

    Ey bir at üstünde doğduğum memleket,
    Oynadığım vadiler, geyikli ve sarp.
    Kızıl bayrakların uçuştuğu serhat,
    Davullar ve kafesinde çırpınan kalp!

    Yaylının rüzgarlanıp duran örtüşü,
    Karasız deniz gibi boş bir gökyüzü;

    Bir uçtan öbür ucu Yemen türküsü,
    Öten çıngırak, koşan atlar ve step...
    Ah. sonsuz Anadolum, sen! Sen, sen, sen hep!

    Ahmet Muhip Dranas

         

         

    Alıntı  
     

  2. #22  
    Admin Kate - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2011
    Mesajlar
    17.937

    Son Bulut Sıyrılınca

    Son bulut sıyrılınca üstünden
    Beyaz alevden bütününle sen
    Hayalimde belirmeden daha,

    Gece yeryüzü varıp uykuya
    Issızlıkta ay inince suya
    Benzedin odamda bir sabaha.

    Aman dur! ve hiç kıpırdama ki,
    Kusursuzluğunda başlar belki
    Kalbi ulaştıran yol Allaha

    Sonsuzsun bu ak güzelliğinle!
    Ölüp, ölüp de her an sevginle
    Dirilmek... bir, bir daha, bir daha

    Ahmet Muhip Dranas

         

    Alıntı  
     

  3. #23  
    Admin Kate - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2011
    Mesajlar
    17.937

    Son Aşk

    Son aşkımdır bu -sen- ve son çile,
    Günümün son fecri, sonu artık;
    Giriver inince gün, aralık
    Kapımdan gelinlik elbisenle.

    Onu sevmekle geç, ey yaşamak!

    Ahmet Muhip Dranas

         

    Alıntı  
     

  4. #24  
    Admin Kate - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2011
    Mesajlar
    17.937

    Sokaklar

    Sokakta gün, sokakta gece,
    Ben, sen, o, biz, kuş ve karınca.

    Sokaktan gelir vehimlerim,
    Sokakta geçer bayramlarım.

    Sokakta kibarlar, sakatlar,
    Alaylar, düğünler, tabutlar.

    Sokakta ağlanır, gülünür,
    Hayal kurulur ve ölünür.

    Memelerinde keder sütü,
    Şairi sokak anne büyüttü.

    Sokaktan işitti her gelin
    Seferberlik haberlerinin

    Gecede ayak seslerini.
    Çiziyorken kavislerini

    Ay, güneş, yıldızlar, koşarak,
    Unutuş da sendedir, sokak!

    Ahmet Muhip Dranas

         

    Alıntı  
     

  5. #25  
    Admin Kate - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2011
    Mesajlar
    17.937

    Serenad

    Yeşil pencerenden bir gül at bana,
    Işıklarla dolsun kalbimin içi.
    Geldim işte mevsim gibi kapına
    Gözlerimde bulut, saçlarımda çiğ.
    Açılan bir gülsün sen yaprak yaprak,
    Ben aşkımla bahar getirdim sana;
    Tozlu yollarından geçtiğim uzak
    İklimden şarkılar getirdim sana.
    Şeffaf damlalarla titreyen, ağır
    Koncanın altında bükülmüş her sak.
    Seninçin dallardan süzülen ıtır,
    Seninçin karanfil, yasemin zambak...
    Bir kuş sesi gelir dudaklarından;
    Gözlerin, gönlümde açan nergisler.
    Düşen öpüşlerdir dudaklarından
    Mor akasyalarda ürperen seher.
    Pencerenden bir gül attığın zaman
    Işıkla dolacak kalbimin içi.
    Geçiyorum mevsim gibi kapından
    Gözlerimde bulut, saçlarımda çiğ.

    Ahmet Muhip Dranas

         

    Alıntı  
     

  6. #26  
    Admin Kate - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2011
    Mesajlar
    17.937

    Selam

    Uçuyor, duran bir anın havasında
    Işıktan kuşları bir akşam seherinin;
    Gündüzün geceyle buluşan noktasında
    Yaklaşıyor musikisi eteklerinin.

    Ve sanki ufkuma baştanbaşa gül rengi
    Kanatlarını açmada bir altın devir.
    Başlıyor ömrün ve ölümün güzelliği,
    Söyleyecek şimdi zaferlerini şiir;

    Selam, sonsuzluğun aydınlık bahçesinden
    Selam, senelerce, senelerce evvele,
    Hatırası kalbe ışıklarla dökülen
    En sevgiliye, en iyiye, en güzele.

    Geçmiş bir zamanı kalbim bulmak üzredir,
    Tamamlanacaktır yarım kalmış rüyalar;
    Ey hafıza cömert memenden beni emzir,
    Zengin renklerini ufkuma dök, ey bahar!

    Uzattığımız bu tası dolduracak mı
    Yine bol sularla akarak o çeşmeler?
    Yoksa , hiç bulunmayacak kadar uzak mı
    Dudakları öpüşlerle dolu geceler?

    Ey pembe akşamların karasevdaları!
    Güzelliklerine doyulmamış zamanlar!
    Ergen yastığının ateşten rüyaları!
    Ey, saf kalbimizde doğmuş ve ölmüş anlar!..

    Hatırası kalbe ışıklarla dökülen
    En güzele, en iyiye, en sevgiliye
    Selam, sonsuzluğun aydınlık bahçesinden,
    Selam, senelerce öteye...

    Ahmet Muhip Dranas

         

    Alıntı  
     

  7. #27  
    Admin Kate - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2011
    Mesajlar
    17.937

    Şehrin Üstünden Geçen Bulutlar

    Bakip imreniyorum akinina
    Şehrin üstünden geçen bulutlarin,
    Belki gidiyorlar yakinina
    Rüyamizi kuşatan hudutlarin.
    Evler, agaçlar, sular, ben be bu an
    Sanki bulutlarla bir, akiyoruz;
    Onlarin hevesine uyaraktan
    Cenup ufuklarina bakiyoruz.
    Biz de hafif olsaydik bir rüzgardan,
    Yer alsaydik şu bulut kervaninda,
    Güzle’e ve Yeni’ye doğru koşan
    Bu sonrasız gidişin bir yanında;
    Dağlara, denizlere, ovalara
    Uzansaydık yağarak iplik iplik
    Tohumları susamış tarlalara
    Bahar, gölge ve yağmur götürseydik.
    Bakıp imreniyorum akınına
    Şehrin üstünden uçan bulutların.
    Gidiyor, gidiyorlar yakınına
    Rüyamızı kuşatan hudutların.

    Ahmet Muhip Dranas

         

    Alıntı  
     

  8. #28  
    Admin Kate - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2011
    Mesajlar
    17.937

    Rüzgar

    Bu ne yeşil, ne mavi bu, ne sarı yolumuzda?
    Nasıl koyup gitmeli bu denizi, bu kırları?
    Uğulda, uğulda, uğulda sonbahar rüzgârı,
    Bir dal kırabilir misin bakalım, gönlümüzde?
    Bu şarkılar, bu hâlis sözler varken, dilimizde.

    Ahmet Muhip Dranas

         

    Alıntı  
     

  9. #29  
    Admin Kate - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2011
    Mesajlar
    17.937

    Portre

    Bir bahara açık duran penceresinde
    Belki bir gün gelir geçmiş zamanı arar
    Diyerek bu portreyi çizdi sanatkâr,
    Bir oda içinin ışık ve gölgesinde.

    Verdi bir başka renk, başka biçim, hasından;
    Diledi ki bir ölümsüz ömür yaşasın,
    Geçsin geceleri kışın, günleri yazın,
    Süzgün gözlerini seyredip aynasından.

    Severdi, ağlardı, güler ve hatırlardı
    Değişmeden önce sanatın fırçasında;
    Onun bu güzele gebe Rönesansında
    Günler birbirini güden hoş anılardı.

    Şimdi çerçevede mahpus yaşamaktadır,
    Alnında o yaman ölmezliğin zaferi;
    Uzak bir rüyada yüzer gibi gözleri,
    Artık ne gülmekte ne de ağlamaktadır.

    Ahmet Muhip Dranas

         

    Alıntı  
     

  10. #30  
    Admin Kate - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2011
    Mesajlar
    17.937

    Olvido

    Hoyrattır bu akşam üzerleri daima!
    Gün saltanatıyla gitti mi bir defa
    Yalnızlığımızla doldurup her yeri
    Bir renk çığlığı içinde bahçemizden,
    Bir el çıkarmaya başlar bohçamızdan
    Lavanta çiçeği kokan kederleri;
    Hoyrattır bu akşam üstüleri daima!
    Dalga dalga hücum edip pişmanlıklar
    Unutuşun o tunç kapısını zorlar
    Ve ruh atılan oklarla delik deşik.
    İşte doğduğun eski evdesin birden,
    Yolunu gözlüyor lamba ve merdiven
    Susmuş ninnilerle gıcırdıyor beşik
    Ve cümle yitikler, mağluplar, mahzunlar...
    Söylenmemiş aşkın güzelliğiyledir
    Kağıtlarda yarım bırakılmış şiir;
    İnsan yağmur kokan bir sabaha karşı
    Hatırlar gibi bir gün camı açtığını,
    Duran bir bulut, bir kuş uçtuğunu,
    Çöküp peynir ekmek yediği bir taşı...
    Bütün bunlar aşkın güzelliğiyledir.
    Aşklar uçup gitmiş olmalı bir yazla
    Halay çeken kızlar misali kol kola.
    Ya sizler! Ey geçmiş zaman etekleri,
    İhtiyar ağaçlı, kuytu bahçelerden
    Ay ışığı gibi sürüklenip giden;
    Geceye bırakıp yorgun erkekleri
    Salınan etekler fısıltıyla, nazla.
    Ebedi aşığın dönüşünü bekler
    Yalan yeminlerin tanığı çiçekler
    Artık olmayacak baharlar içinde.
    Ey, ömrün en güzel türküsü aldanış!
    Aldan, gelmiş olsa bile ümitsiz kış;
    Her garipsi ayak izi kar içinde
    Dönmeyen aşığın serptiği çiçekler.
    Ya sen! Ey sen! Esen dallar arasında
    Bir parıltı gibi görünüp kaybolan
    Ne istersin benden akşam saatinde?
    Bir gülüşü olsun görülmemiş kadın,
    Nasıl ölümsüzsün aynasında aşkın;
    Hatıraların bu uyanma vaktinde
    Sensin hep, sen, esen dallar arasından.
    Ey unutuş! Kapat artık pencereni,
    Çoktan derinliğine çekmiş deniz beni;
    Çıkmaz artık sular altından o dünya.
    Bir duman yükselir gibidir kederden
    Macerası çoktan bitmiş gibi o şeylerden.
    Amansız gecenle yayıl dört yanıma
    Ey unutuş! Kurtar bu gamlardan beni.

    Ahmet Muhip Dranas

         

    Alıntı  
     

Sayfa 3/4 İlkİlk 1234 SonSon

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 09-06-2013, 02:48 AM
  2. Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 05-10-2012, 11:43 PM
Bu Konudaki Etiketler

Etiket Bulutu Ana Sayfası

Yetkileriniz
  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •