Günün Sözü
10 sonuçtan 1 ile 10 arası

Konu: Rıza Tevfik Bölükbaşı Şiirleri

  1. #1 Rıza Tevfik Bölükbaşı Şiirleri 
    Admin Lale - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2014
    Mesajlar
    5.018


    Rıza Tevfik Bölükbaşı
    (1869, Mustafapaşa - 31 Aralık 1949, İstanbul)

    Servet-i Fünun Edebiyatı'nın kuruluş yılları olan 1895'ten itibaren devrin edebî dergilerinde Abdülhak Hamit etkisi altında aruz vezniyle şiirler yayımladı. Asıl şöhretini 1913'ten sonra yayımladığı şiirlerle kazandı.

    Millî edebiyatın oluştuğu bu dönemde hece vezni ve kısmen sade Türkçe ile şiirler yazdı; divan, koşma ve nefes tarzındaki şiirleriyle bir dönemin halk edebiyatının canlanmasına yardımcı oldu.

    Rıza Tevfik Bölükbaşı, bütün şiirlerini tek kitabı olan Serâb-ı Ömrüm adlı kitabında bir araya getirmiştir. Bu kitap, 1934’te Lefkoşa’da basıldı.

    Halk edebiyatının tanıtılması ile ilgili çalışmalar da yapan Bölükbaşı’nın Ömer Hayyam çevirileri, Tevfik Fikret hakkında incelemesi ve Darülfünun'da vermiş olduğu felsefe derslerinin ders notları kitaplaştırılarak Felsefe Dersleri adıyla yayınlanmış olup felsefi açıdan Türk fikir hayatında önemli bir yere sahiptir. Bu eserin transkripsiyonu 2001 yılında Dr. Münir Dedeoğlu tarafından günümüz Türkçesiyle yeniden yayımlanmıştır.

    "Abdülhak Hamid ve Mülâhazât-ı Felsefiyesi" adlı eserini Abdullah Uçman İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayınları'ndan çıkarmıştır.

    Bazı hatıraları, (İletişim Yayınları) tarafından "Biraz da Ben Konuşayım" adı altında yayınlanmıştır.


    Rıza Tevfik Bölükbaşı Şiirleri

    Anadolu

    Anadolu, Sultan Osmanın yurdu.
    Tuğrul Beyın konağıdır o eller!
    Milletimiz orda doğdu, büyüdü,
    Bize ana kucağıdır o eller!

    Osmanlılar unutmasın soyunu;
    Anadoludan aştık hudud boyunu,
    Orda oldu zorlu ateş oyunu,
    Ataların ocağıdır o eller!

    Bu devlete orda temel atıldı.
    O meydanda can alınıp satıldı;
    Yaylasında zağlı silah çatıldı,
    Kahramanlar otağıdır o eller!

    Bir zamanlar krallardan taç aldık,
    Uçan kuştan, akan sudan bac aldık.
    Nice yavuz düşmanlardan öc aldık.
    Bu kuvvetin kaynağıdır o eller...

    Hep gaziler ordan gelip geçtiler.
    O çaylardan abdest alıp içtiler.
    Memleketler fetheyleyip göçtüler
    Erenlerin durağıdır o eller.

    Her bir viran köşesinde bir er var,
    Türbelerde nice nice server var,
    Bilmem nerde böyle mutlu bir yer var?
    Ulu Kabe toprağıdır o eller...

    Ormanında türlü kuşlar ötüşür,
    Çayırında gürbüz koçlar itişir;
    Tarlasında altın başak yetişir.
    Gölgesinde gam dağıtır o eller.

    Oradadır asıl Türkün oymağı,
    Cevahirdir bütün taşı, toprağı.
    Gümüş akar, çiçek kokar ırmağı,
    Defineler yatağıdır o eller!..

    Sılasıdır serde, Türkün sevdası,
    Memlekettir gece gündüz rüyası,
    Askerlerin odur gelin odası,
    Gönüllerin bucağıdır o eller!..

    Rıza! Canım o ellere kurbandır,
    Sinesinde yatan, atan, anandır;
    Anadolu asıl eski vatandır.
    Anamızın kucağıdır o eller!..


    Rıza Tevfik Bölükbaşı

         

         

    Alıntı  
     

  2. #2  
    Admin Lale - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2014
    Mesajlar
    5.018

    Dilek

    Dilerim ki fânî dünyâda kimse
    Ömrünü mihnetle telef etmesin.
    Fakat kâmil adam olmak isterse,
    Elem çektiğine esef etmesin.


    Rıza Tevfik Bölükbaşı

         

    Alıntı  
     

  3. #3  
    Admin Lale - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2014
    Mesajlar
    5.018

    Gel, Daha Yakına Gel

    Bu gece gene bir garip hüznüm var
    Sohbetinle yaşat hatıratımı
    Gamla bunalmasın, birkaç günüm var
    Şenlendir şu bezgin hissiyatımı

    Değil mi bir zaman genç idim, şendim
    Dilberler içinde seni beğendim
    Gel nazlı sevgilim, gel dil-pesendim
    Bana naklet geçen şen hayatımı

    O güzel başını göğsüme daya
    Hasretle bakayım şu dolunaya
    Neşe-i hüsnünle gel doya doya
    Bir daha göreyim kainatımı

    Rıza Tevfik Bölükbaşı

         

    Alıntı  
     

  4. #4  
    Admin Lale - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2014
    Mesajlar
    5.018

    Göz Âşinâlığı

    İsmini bilmezdim, fakat tanırdım:
    Ne yosma bir çiçek takısı vardı!
    Kızıl saçlarını ateş sanırdım:
    Güneş nûru gibi yakışı vardı.

    Öyledir, gün, şafak söktüğü zaman
    -Göllere gölgeler çöktüğü zaman!-
    Saçını çözüp de döktüğü zaman
    Dalga dalga düşüp akışı vardı.

    Hüsnünde bir eda var ki âsıydı.
    Beni harâb eden o edâsıydı;
    Sevdâlı gönlümün âşinâsıydı
    Yüzüme bir şirin bakışı vardı.


    Rıza Tevfik Bölükbaşı

         

    Alıntı  
     

  5. #5  
    Admin Lale - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2014
    Mesajlar
    5.018

    Gözlerin

    Ruhumda gizli bir emel mi arar
    Gözlerime bakıp dalan gözlerin
    Aklıma gelmedik bilmece sorar
    Beni hülyalara salan gözlerin

    Nigahın gönlümü -ey peri- peyker
    Leyal-i hasretin hüznünü döker
    Karanlıklar gibi yıkılır, çöker
    İçimde yer edip kalan gözlerin

    Huzurunda bazan benliğim erir
    Tavrın hulusumdan şüphe gösterir
    Bazan da ne olmaz ümitler verir
    Sabr-u kararımı alan gözlerin

    Gamzende zahir ey ömrümün varı
    Füsun-ı hüsnünün bütün esrarı
    Neşr eder aleme reng-i baharı
    Koyu menekşeye çalan gözlerin

    Sihirdir şüphesiz bütün bu şeyler
    Bakışın zihnimi perişan eyler
    Bana aşk elinden efsane söyler
    Aşka inanmayan yalan gözlerin

    Rıza Tevfik Bölükbaşı

         

    Alıntı  
     

  6. #6  
    Admin Lale - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2014
    Mesajlar
    5.018

    Humma-yı Aşk

    Hastayım, yalnızım, seni yanımda
    Sanıp da bahtiyar ölmek isterim,
    Mahmur-u hülyayım, cam-ı lebinden
    Kanıp da bahtiyar ölmek isterim.

    Bir olmaz emelin düştüm peşine,
    Vuruldum hüsnünün şen güneşine.
    Kara gözlerinin aşk ateşine
    Yanıp da bahtiyar ölmek isterim.

    Taliin kahrı var her hevesinde
    Boğulmuş figanlar titrer sesimde,
    O nazlı ismini son nefesimde
    Anıp da bahtiyar ölmek isterim.

    Rıza Tevfik Bölükbaşı

         

    Alıntı  
     

  7. #7  
    Admin Lale - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2014
    Mesajlar
    5.018

    O Eller

    Hep gaziler ordan gelip geçtiler,
    O çaylardan abdest alıp içtiler.
    Memleketler feth eyleyip göçtüler,
    Erenlerin durağıdır o eller!

    Her bir viran köşesinde bir er var,
    Türbelerde nece nece server var;
    Bilmem nerde böyle mutlu bir yer var?
    Ulu Kâbe toprağıdır o eller!..

    Ormanında türlü kuşlar ötüşür,
    Çayırında gürbüz koçlar itişir;
    Tarlasında altın başak yetişir,
    Gölgesinde gam dağıtır o eller!.


    Rıza Tevfik Bölükbaşı

         

    Alıntı  
     

  8. #8  
    Admin Lale - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2014
    Mesajlar
    5.018

    Serzeniş

    Yürü bi-vefa hercayi güzel
    Gönlüm o sevdadan vazgeldi geçti
    Soldu açılmadan gonca-i emel
    Sonbahara erdik, yaz geldi geçti

    Sana şerh ederken hicran-ı aşkı
    Dizinde okudum destan-ı aşkı
    Buselerle aldım peyman-ı aşkı
    Unutma, arada söz geldi geçti

    Hüsnünle bu kadar niçin öğündün
    Bir yanar ateştin sinemde söndün
    Ahd-ü peyman ettin, sözünden döndün
    O da bir hevesmiş tez geldi geçti

    Rıza Tevfik Bölükbaşı

         

    Alıntı  
     

  9. #9  
    Admin Lale - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2014
    Mesajlar
    5.018

    Uçun Kuşlar

    Sevgili oğlum Mehmed Saide

    Uçun kuşlar uçun, doğduğum yere
    Şimdi dağlarında mor sümbül vardır
    Ormanlar koynunda bir serin dere
    Dikenler içinde sarı gül vardır

    O çay ağır akar, yorgun mu bilmem
    Mehtabı hasta mı, solgun mu bilmem
    Yaslı gelin gibi mahzun mu bilmem
    Yüce dağ başında siyah tül vardır

    Orda geçti benim güzel günlerim
    O demleri anıp bugün inlerim
    Destan-ı ömrümü okur dinlerim
    İçimde oralı bir bülbül vardır

    Uçun kuşlar uçun, burda vefa yok
    Öyle akarsular, öyle hava yok
    Feryadıma karşı aks-i sada yok
    Bu yangın yerinde soğuk kül vardır

    Hey Rıza kederin başından aşkın
    Bitip tükenmiyor elem-i aşkın
    Sende derya gibi daima taşkın
    Daima çalkanır bir gönül vardır

    Rıza Tevfik Bölükbaşı

         

    Alıntı  
     

  10. #10  
    Admin Lale - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2014
    Mesajlar
    5.018

    Yunus Emre'ye Armağan

    Yüce dağlar ardından
    Deniz aşıru geldim
    Evliyalar yurdundan
    Selam tapşuru geldim

    Ulu bir şara vardım
    Dosta armağanım var
    Erenlerin bağından
    Güller devşiru geldim

    Boz bulanık bir çaydım
    Aşk iline baş urdum
    Çalkanıp safa buldum
    Süzülüp duru geldim

    Yunusun toprağına
    Vardım yüzüm sürmeye
    Sildim gönül pasını
    Yunuben aru geldim

    Cuşa geldim çağlarım
    Aşık oldum ağlarım
    Canda çoşan esrarı
    Döküp taşıru geldim

    Rıza Tevfik Allahtan
    Ayrılma ol dergahtan
    Ben kurtuldum günahtan
    Eğriydim, doğru geldim

    Rıza Tevfik Bölükbaşı

         

    Alıntı  
     

Bu Konudaki Etiketler

Etiket Bulutu Ana Sayfası

Yetkileriniz
  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •