Günün Sözü
Sayfa 1/6 123 ... SonSon
53 sonuçtan 1 ile 10 arası

Konu: NEVZAT ÇELİK Şiirleri

  1. #1 NEVZAT ÇELİK Şiirleri 
    Admin Lale - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2014
    Mesajlar
    4.994

    NEVZAT ÇELİK Hayatı Ve Şiirleri



    Şafak Türküsü'nün Şairi NEVZAT ÇELİK Kimdir ?
    (d. 15 Mayıs 1960; Boyabat, Sinop)

    1960'da Boyabat'ta doğan Nevzat Çelik, 1965'de ailesiyle birlikte İstanbul'a geldi. Mart 1980 yılında Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (DGSA) Uygulamalı Endüstri Sanatları Yüksek Okulu (UESYO) Grafik bölümü birinci sınıfta okurken tutuklandı. Dev-Sol davasından idam istemiyle yargılandı.

    1984'ta Şafak Türküsü adlı şiir dosyası Akademi Kitabevi Şiir Ödülü birincilik ödülünü alarak kitaplaştı. 1985 yılında İTÜ İşletme Fakültesi Öğrenci Derneği tarafından ülke çapında yapılan şiir yarışmasına bir şiiri ile katıldı ve bu yarışma 1986 yılında sonuçlandı, Çelik'in şiiri yarışmaya katılan 1350 kadar şiir arasından ilk ona girdi ama birinci olamadı. 1987'de Müebbet Türküsü adlı şiir kitabı Poetry International ve Hasan Hüseyin Şiir Ödülünü aldı. Daha sonra hiçbir yarışmaya katılmadı.

    1987 Aralık ayında tahliye oldu. 1990'da iki şiir kitabı daha çıkardı; Suda Seken Hayat ve Yağmur Yağmasaydı. 1998 Ekim ayında Sevgili Yoldaş Kurbağalar adlı şiir kitabı, 2005 Nisan'ında ise ilk romanı Bağışlanmış Hüzün yayımlandı.

    Şafak Türküsü'ndeki en güzel şiirlerinden birini ("Elma") Hasan Hüseyin Korkmazgil'e adamış olmasına rağmen, ilk iki kitabıyla daha çok Ahmed Arif ve Nazım Hikmet şiirinin etki alanlarında görününüyor, zekice buluşları ve uyak bulmadaki özgün becerisiyle dikkat çekiyor, kuşağından en çok Ahmet Erhan'la ortak tema ve söyleyiş alanlarını paylaşıyordu. Bu ilk kitabının olağanüstü başarısına karşın uzunca bir süre yeni ürün vermedi ya da çalışmalarını yayınlamadı.

    1990 başlarında yayınladığı kitaplarıyla, kendisini yinelemediği, yeni şiir alanlarına açıldığı, şiirini ses ve tema özellikleri bakımından genişletip zenginleştirdiği görüldü. Bu dönem şiirlerinde Attilâ İlhan etkileri görülüyordu.

    Sevgili Yoldaş Kurbağalar ise şiirini her anlamda yenileyip geliştirmeyi başarmış bir şairin olgunluk dönemi ürünleri sayılabilir. Bu kitabındaki şiirlerin İkinci Yeni şiirinin olumlu özelliklerini de özümsediği görülüyor.

    Bu özellikleriyle Nevzat Çelik sadece kendi kuşağının değil günümüz Türk şiiri'nin en dikkate değer şairleri arasındadır.





    NEVZAT ÇELİK Şiirleri

    ---------------------------------------------------------------




    Güz

    sarı yaprakları ağaçların
    kanatları kırık bir kuş gibi düşüyor

    ta buradan duyuluyor gürültüsü
    kalbimde dehşetli bir keder üşüyor
    kuru yaprakları ağaçların
    kanatları kırık bir kuş gibi düşüyor

    içerde vakitsiz basıyor keder
    gözlerimi kapatıp seni düşündüm
    seni su başında bir karaca gibi
    en güzel yüzünü verirken suya
    bir tüfeğin aynasında gördüm
    tam altı bahar altı koca kış
    kesik bir dal gibi titredim kıyasıya
    bir tüfeğin aynasında gördüm seni
    en güzel yüzünü verirken suya

    içerde vakitsiz basıyor keder
    yasak bir kitap gibi yakılmayıp bu güz de
    sensizliğe mahkum edilirsem eğer
    hasretin beni duman edecek
    içimde seni sevmek telaşı
    alıp başını gidecek

    alıp başını gidecek seni sevmek telaşı
    her kuleden uzanıp açıp her mazgalı
    karanlık bir kuyu gibi bakacak düşman gözü
    ve ben duyarak hissederek bu gözü
    yasak bir ıslık kıvırıp dudaklarımın ucuna
    delip de geçemezsem gözü
    kırlangıçlar uykumu basacak
    gözlerime vuracak
    kanatlarında uçurdukları ayın
    çıplak ve ölü yüzü

    kırlangıçlar uykumu basacak
    gözlerim deli deli bakacak
    üçe beşe çıkacak nöbetçi sayısı
    yasak bir ıslık dudaklarımı yakacak
    felaketim olacak

    felaketim olacak biliyorum
    bu vakitli vakitsiz bastıran keder
    bu kalbime sürtünen cehennem telaşı
    voltamın ucunda savrulan bu sapsarı hüzün
    bu senin tüfeklerin menziline düşen güzelim yüzün
    ülkemin yüzü kentlerin dağların yüzü
    bu işkence bu ayrılık bu zulüm
    sonra bu diz boyu yaprak ölüsü
    göçüp giden bu kuşlar..
    ağlamak ayıp değil işin kötüsü
    alaca bulaca yürüyor üstüme bulut
    gözlerime değerse duramam
    sevgilim sevgilim ellerimi tut

    Ekim 1985

    Nevzat Çelik

         

         

    Alıntı  
     

  2. #2  
    Admin Lale - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2014
    Mesajlar
    4.994

    Güneş Gibi

    iki elinle kapatıp
    yırtığını yaranın
    koynunda yıldız taşırsın
    ama düşer yine yıldız

    düşeceksen sen de
    bir akşam alacası
    güneş gibi düşmelisin
    ardında binlerce yıldız

    Ekim 1982

    Nevzat Çelik

         

    Alıntı  
     

  3. #3  
    Admin Lale - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2014
    Mesajlar
    4.994

    Göç I

    göçüyorlar
    giysilerini onarmışlar akşamdan
    bir kavgadan bir kavgaya
    sedir ağacları altından

    göçüyorlar
    ölülerini aralayarak siperlerden
    kuşatma altında
    beyaz bayrak bilmeden

    göçüyorlar
    sırt çantaları kavga yüklü
    umutla ayıklanmış gözlerinde
    çekincesiz ağlayış

    göçüyorlar
    yalnız bırakılmışlığın alnına
    çakarak filistin türküsünü

    göçüyorlar
    ayrılık dizilmiş iki yana
    dimdik ayakta
    bir ülke gibi geçiyorlar aradan

    göçüyorlar
    öpüp ağızlarından karılarını
    ve göğü kuşatan ölüme
    bir dizi güvercin uçurup tüfeklerinden

    güle güle arkadaş
    kanarya mı saka mı
    kafesindeki kuş
    ölüm değil ya ayrılık
    nere gitsen bir ağaç
    gölge ve kuş

    Nevzat Çelik

         

    Alıntı  
     

  4. #4  
    Admin Lale - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2014
    Mesajlar
    4.994

    Göç II

    filistinli kadınlar
    bizim kadınlarımıza benzer biraz
    iri dolgun göğüsleri
    göçebe giysileri
    bir kök gibi duyarlı sağlam
    inadına doğurgan
    savaş kadınları
    analarımız
    çok çektiler

    beyruta benziyor yüzleri
    darmadağın
    ama kadın
    selviden ince çınardan yüce
    bütün kadınlar gibi güzel analıklarını giyip
    gözlerini upuzun yatırmışlar göç yoluna
    memelerinde yarının insanı
    em bebeğim
    ısıt avuclarını ısıt..
    oynak tetiğine tüfeğin

    Nevzat Çelik

         

    Alıntı  
     

  5. #5  
    Admin Lale - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2014
    Mesajlar
    4.994

    Göç III

    göçüyorlar
    bir kavgadan kavgaya
    akdenizin kıyıcığından uzanıp baksam
    ve çığırsam ortak türkümüzü
    selam ederler
    bir bayrak gibi ellerini

    güle güle arkadaş
    güle güle
    türkiyeli sesim
    türkiyeli elim
    sizde kalsın
    bıçak keskini günler için

    Nevzat Çelik

         

    Alıntı  
     

  6. #6  
    Admin Lale - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2014
    Mesajlar
    4.994

    Ellerin Müebbet

    Senin neden neden istediğini bilmezdim
    çamaşır makinası der koyardın postanı
    tersyüz eder ceplerini gösterirdi babam
    bir el ıslatır bir el iplere dizer
    rüzgar savurur güneş kurutur sanırdım

    ellerim ellerim ellerim derdin anne
    tuzbuz olurdu evimizin tek aynasında sesin
    binse sesim bir akça kuşun kanadına gitse
    boy boy çamaşır leğenlerinde kaç müebbet
    buluşuyor ellerim senin küçücek ellerinle

    Ocak-Şubat 1985

    Nevzat Çelik

         

    Alıntı  
     

  7. #7  
    Admin Lale - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2014
    Mesajlar
    4.994

    Ellerimi Bulsaydın

    Bu vapur kalkar birazdan
    Kalkıp gidemeyen bir ben
    Martıların götürüp getirdiği
    Bu vapur kalkar birazdan

    Kar soğuklarında iskele
    Aşıklara savunmasız durur
    Kalbime romatizma vurur
    Bu vapur kalkar birazdan

    Bu vapur kalkar birazdan
    Kederimi yüklenip gitmez
    Bir yangındır ki ansızın
    Aşk başladığı gibi bitmez

    Bu vapur seni götürür
    Palamarı kalbime geçer
    Kadiköy kaç adımlık yer
    Bu uzaklık beni öldürür

    Beni denizlere alsaydın
    Belki çocukluğum biterdi
    Sen ellerimi bulsaydın
    Bu vapur yine giderdi.

    Nevzat Çelik

         

    Alıntı  
     

  8. #8  
    Admin Lale - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2014
    Mesajlar
    4.994

    Diyarbekir Ölüleri

    I

    dün gece muştularla yağıyordu havalandırmaya ilk karı martın
    dün gece yüreğimizde bıçaktı ölüm haberleri diyarbakırın

    asıldı ellerimiz ayasından kasap çengeli mi parmaklıklar
    daha kaç fırtınayla çarpışacak bu erkek dökümü alınlar

    II

    incedir bileklerimiz yaşamak ağrısıdır boynumuzdaki
    atılırız her çığlığa süngü de öyle bir keskin ki

    aynı saldırma değil mi göğsümüzde gizlimizi arayan
    döküp benzini esmer tenimize yangınları kundaklayan

    yanıp kavrulan bir ülkeydi anladım ortasında o ateşin
    nasıl unuturum gözlerinizi karaydı arasında uzun kirpiklerin

    belki hiç sayamayacaksınız sevgilinin saçına kaç ak karıştı
    gene de söyleyeceksiniz: yürü sevgilim ne de güzel yakıştı

    elli dokuz gün mü aç kaldınız vay benim kardeşlerim
    altınız öldü demek artık kaşık tutmaz bu ellerim

    III

    içimde bir ülke ağlar oturmuş sınırlarına saçını tarar
    bir çam devrilir hüznüme dalından bir kuş kalkar

    kuşun kanadına mı konar sabah yoklar demirörgüleri
    açamam ki sımsıkı gözlerim içinde diyarbakır ölüleri

    kimbilir ne güzeldir dinlemek dillerinde direnç türküleri
    basıp doğrulacak elbet kendi küllerine diyarbakır ölüleri

    Mart-Kasım 1984

    Nevzat Çelik

         

    Alıntı  
     

  9. #9  
    Admin Lale - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2014
    Mesajlar
    4.994

    Çocuk

    Ağlardı gözlerin
    mavi yeşil kara
    gülerdi gözlerin
    mavi yeşil kara

    ağla çocuk gül çocuk
    ama usul usul değil
    ama usul usul değil

    Ekim 1982

    Nevzat Çelik

         

    Alıntı  
     

  10. #10  
    Admin Lale - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2014
    Mesajlar
    4.994

    Bulutları Kıvırcık

    Yıl dört mevsim on iki ay
    yıl üçyüzaltmışbeş gün
    olur olmaz yerinde
    gecenin ve gündüzün
    tenimde uyanıyor senin
    çığlık çığlığa tenin

    kütür kütür kırmızı
    kanıyor elimde bir karpuz
    ne bir uyku gecelerimde
    ne düş ne bir huzur

    elmaya sakalımı sürtüyorum
    yanakların düşünce aklıma
    eğilip alıyorum kirazı ıslak
    dudaklarını alır gibi ağzıma

    gözlerinden akıyor ardarda kaç kuğu
    sonra bütün kuğu eğimleri boynunda
    omuzlarında sırtının oluğunda
    saçların bir gümüş uğultu

    uçup uçup ellerimi arasan
    memelerin değirmi buğusu
    belin
    belinin çukuru
    deli edecek beni

    durduk yerde başlayan
    kalçalarındaki müzik
    ve çisil çisil uyanmış
    bulutları kıvırcık..
    felâket hüzün

    her bahar bir kuş uçursa hüznün
    sevgilim kuş bahçesine döner yüzün
    büsbütün uçurmalı oysa geceme seni
    bilerek isteyerek unutup herşeyi
    açlığı şurada kavgayı orada
    militanı sorguda işçiyi sokakta
    parmaklarımızda gün boyu güneş
    böğürtlen yer gibi temmuz tepelerinde
    mosmor sevişmeliyiz seninle sabaha kadar

    Ocak-Temmuz 1986

    Nevzat Çelik

         

    Alıntı  
     

Sayfa 1/6 123 ... SonSon
Bu Konudaki Etiketler

Etiket Bulutu Ana Sayfası

Yetkileriniz
  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •