Günün Sözü
Sayfa 2/5 İlkİlk 1234 ... SonSon
43 sonuçtan 11 ile 20 arası

Konu: Hasan Hüseyin Korkmazgil'in Bütün Şiirleri

  1. #11  
    Admin Lale - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2014
    Mesajlar
    4.803

    Borçlu

    Erik çiçek açmış da bahçenin kıyısında
    Sen ona hiç bakmadan geçmişsen oracıktan
    Leylek dansa durmuş da bacanın tepesinde
    O baharlım laklakını durup dinlememişsen
    Şakır şakır bir tren bir gece köprüsünden
    Islıkla dalmamışsan gurbet türkülerine
    Akasya mor akasya ak akasya sarı sarı sarkmış da bahar mavilerinden
    Yaşamak ne güzel şey diye ağlamamışsan
    Çocuklar birdirbir oynuyorlar da çöplük arsada
    Dikilip yanıbaşlarına göğüs geçirmemişsen
    Yanından geçip gitmiş de çilekçinin arabası
    Kaçtan veriyorsun hemşerim diye yutkunmamışsan
    İskelenin tepesinden türkü döken gurbetçi gence
    Varolasın koçum benim diye el sallamamışsan
    Bahar dalı gömleğiyle utangaç bir uçurtma
    Bu ne şıklık delikanlım diye laf atmamışsan
    Ve çapkınca bakmamışsan
    Göğsü domur domur yeniyetmeye
    Sesi bambam
    Sesi ramazan topu
    Kendini herkül sanan delikanlıyı
    Yaştaşınmışcasına süzüp selamlamamışsan
    Öpmemişsen gözlerine bakıp duran bir gözleri şenlikliyi
    Yaşama itmemişsen iter gibi denize
    Girmemişsen koluna bir yıkılmışın
    Yalanla da olsa avutmamışsan umutsuzu
    Su diyene bir avuç su
    Bir yaralı parmağa işememişsen
    Kolay gelsin dememişsen taş kıranlara
    Günaydınsız bırakmışsan bahçe bezeyenleri
    Eğilip koklamamışsan çitten gülen çiçeği
    Bayram bayram donanmamışsan
    Sevinciyle dostlarının
    Acısını dostlarının
    Yüreğinde duymamışsan
    Kapı kapı dolaşmamışsan iş dilenerek
    İşsizliğe düşmemişsen hakkım dedikçe
    Ve bayraklı pankartlı yürüyüşlere
    Halaylı horonlu grev şenliklerine
    Katılmayı aşk gibi duymamışsan şuranda
    Ağrın ağrım
    Acın acım
    Dememişsen insan kardeşlerine
    Ve dilinin en görkemli
    Ve dilinin bando-davul sövgülerini
    Sıralayıp sallamamışsan deyyuslar saltanatına
    Hangi yaşta olursan ol
    Kardeşim
    Kaptırıp gönlünü sevda fırtınasına
    Evin yolunu şaşırmamışsan
    Sende iş yok be kardeşim
    Sen artık hapı yutmuşsun
    Borçlusun sen ağaçlara kuşlara
    Borçlusun sen trenlere otobüslere
    Yağan kara esen yele borçlusun
    Borçlusun sen herşeye
    Gözdeki ışıltıya
    Alındaki çizgiye
    Eldeki şaşkınlığa
    Borçlusun herşeye
    Kardeşim
    Yaşamın kendisine

    1977

    Hasan Hüseyin Korkmazgil

         

         

    Alıntı  
     

  2. #12  
    Admin Lale - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2014
    Mesajlar
    4.803

    Çocuktan Al Haberi

    Çocuktan aldım haberi
    yakın, diyor
    güzel, diyor
    dopdolu, diyor
    iştecik, şuracıkta
    iştecik yolu, diyor

    Çocuktan aldım haberi
    iyi, diyor
    açık, diyor
    kurtuluş, diyor
    iştecik, şuracıkta
    koş birazcık koş, diyor

    Çocuktan aldım haberi
    oh, diyor
    tatlı, diyor
    sıcacık, diyor
    iştecik, şuracıkta
    diren azıcık, diyor

    Koştuk direndik yorulduk
    Düştük anılar ırmağına ey çocuk
    Bak işte kan içinde yumruğumuz
    Belki senin hakkındır mutluluk

    Hasan Hüseyin Korkmazgil

         

    Alıntı  
     

  3. #13  
    Admin Lale - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2014
    Mesajlar
    4.803

    Dar Açı

    anlatmak istedikçe herseyi birden yitiriyorum
    bir kutupyıldızı bir ben bir dinmeyen ağrılarım
    yapayalnız kalıyorum birden güzelim
    ve müthiş ağlamak istiyorum
    gecenin kanatları kırık bir saati var bilmem bilir misin
    ölüm korkusu alkol gibi yayılır damarlara
    sakın o saatte sokaklara çıkma
    denize bakma
    karanlığa
    yıldızlara bakma sakın
    o saat
    işte güzelim o saat
    ölüm, o ateşkuşu
    ölüm; o mavidüğüm
    denizkızlarının türküsünü söyler
    ben yalnızım
    orkestrada kırık bir saz
    kanayarak koşan bir kurt
    yüreğim dağbaşında unutulmuş vakur bir bayrak yırtılırcasına
    bir kutup yıldızı bir ben bir dinmeyen ağrılarım
    çiftleşen kuşların böceklerin insanların yalnızlığı
    ve müthiş ağlamak istiyorum

    Hasan Hüseyin Korkmazgil

         

    Alıntı  
     

  4. #14  
    Admin Lale - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2014
    Mesajlar
    4.803

    Değişmeyen

    Dünyam benim;
    Küçücük dünyam,
    İşim,
    Aşım,
    Uğraşım.
    Kusurum, yanlışım, yanılmışlığım,
    Kızgınlığım, kıskançlığım, alınganlığım,
    Birdenbire evrenliğim;
    Birbaşıma kalmışlığım bir anda.
    Belalara koşmuşluğum;
    Sinmişliğim inimde.
    Dünyam benim;
    Küçücük dünyam benim,
    Sevincim, üzüntüm, gerçeğim benim.

    Dünyam benim;
    Kocaman dünyam benim.
    Gündüzlere, gecelere sığmayanlığım,
    Caddelere, alanlara sığmayanlığım,
    Kocaman dünyam benim.
    Kulübede bir ölüm,
    Dağbaşında bir ışık,
    Kafeste bir kanarya,
    Saksıda bir tohumcuk,
    Bilinende acım benim.
    Bilinmezde kurtuluşum.
    Yana yana kül oluşum,
    Külde çiçek açışım,
    Özlemim, susuzluğum, kaçışım benim.
    Kocaman dünyam benim.

    Hasan Hüseyin Korkmazgil

         

    Alıntı  
     

  5. #15  
    Admin Lale - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2014
    Mesajlar
    4.803

    Demedim Ki

    Bu kenti sevdim dedim
    Benim olsun demedim ki

    Sevdim dedimse akşam kızıllığını
    Gönlüm gibi akıp giden şu çayı
    Şu ormanı şu denizi şu dağı
    Benim olsun demedim ki

    Vuruldumsa gözlerinin gül bahçesine
    Yürek çizen şimşeklerse kaçamak bakışları
    İşte buna sevmek derler dedimse

    Çattımsa acıların en güzeline
    Yedirdimse uykuları o tatlı kuşa
    Benim olsun demedim ki

    Bu akşam kankırmızı şarap istiyor canım
    Bu akşam dünyanın bütün şarkılarını
    Bu akşam dünyanın bütün özlemlerini
    Bu akşam beni yalnız bırakın
    Bu akşam yalnızca onu düşüneceğim
    Onu ve kendimi yalnızca

    Hasan Hüseyin Korkmazgil

         

    Alıntı  
     

  6. #16  
    Admin Lale - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2014
    Mesajlar
    4.803

    Duraktaki Işık

    Gelişimiz götü mumlu mektupla olmadı bu dünyaya
    gidişimiz bando davul olmayacak elbet
    geldik
    açmasa olmıyacak çiçekler gibi
    direndik
    zincirini çürüten mahkumlar gibi
    bekledik
    biryerlerden çıkıp gelecek diye
    gelecek de gözyaşımız dinecek diye
    kirimiz pasımız yunacak diye
    karnımız adam gibi doyacak diye
    haksızın damına koyacak diye

    gelmedin ulan
    gelmedin ulan
    gelmedin
    gardiyan ettin bizi bu gecelere

    yavrum
    hasan hüseyin
    övünmeyi şişinmeyi biryana bırak
    neyini tattın oğlum
    neresine dokundun şu ellerinle
    tamam oldu mu ağzın
    burnun tamam oldu mu
    tamam mı kulakların
    doydu mu biryerlerin
    yavrum
    hasan hüseyin
    öptün mü güzel oğlum, güzel güzel kızları ağızlarından
    okşadın mı has bahçede harika memelerini
    içtin mi içkilerin heyheylisini
    yıldızları topladığın oldu mu geceleri
    gemilere bindin mi oğlum hasan hüseyin
    uçaklara bindin mi
    füzelere bindin mi
    nusaybini geçtin mi oğlum hasan hüseyin
    övünmeyi şişinmeyi biryana bırak
    kaç kundura kaç gömlek
    kaç ekmek kaç sigara
    bir çubuk sazan balığı ölü çaylardan
    ve bir deli dilenci öğle ezanlarında

    ne senet verdi kimse bize
    ne de bastık sözleşmeye kalıbımızı
    ey feşmekan oğlu falan feştekiz
    kalacaksın şu kadar yıl
    yapacaksın şunu bunu
    yiyeceksin şunu şunu
    göreceksin onu bunu
    sonra da ey benim canım efendim
    yaprak düşer gibi daldan
    ey feşmekan oğlu falan feştekiz

    geldik
    hemen gidecek gibi
    kaldık
    bir şey diyecek gibi
    dedik mi demedik mi
    zincirde yatanlardan
    yatacaklardan belli

    öyle bir kargaşada açtık ki gözlerimizi
    soygun çalar vurgun oynar
    otuzun tadı nedir
    tadı nedir kırka merdiven dayamanın
    meyvalardan neye benzer elliden öte
    kaç beş köşelidir yetmişbeşlerde dünya
    seksende ne görünür kadın bacakları insanın gözüne
    seksenden öte giden yolda ne yandan doğar güneş
    öpüşmek tuzlu mudur ekşi midir kekre midir yoksa
    belalı bir uçurum mu dönüp geriye bakmak
    ne soracak vakit bulduk
    ne de bir söyleyen çıktı
    yaşadık yetmiş yaşın bütün sığlıklarını daha onbeşimizde

    yaşadık otuzbeşte onbeşin
    o buğulu
    o bulanık
    o delicoş düşlerini
    uzandıkça uzaklaştı bizden o yüklü dallar
    kıyılar kaçtı ellerimizden biz çırpındıkça
    bir yer ki medet umar insan ölümden
    çek ipini öylesi yaşamanın
    yüz yıl da yaşasan değmez bir boka
    bin yıl yaşasan
    arkası boş

    belki de en güzeli
    en yiğitçesi
    denize dalar gibi dalmak kavgaya
    anılarda yaşamak

    alın ulan kavat oğlu kavatlar
    alın ulan deyyus oğlu deyyuslar
    alın da düşün yola


    Hasan Hüseyin Korkmazgil

         

    Alıntı  
     

  7. #17  
    Admin Lale - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2014
    Mesajlar
    4.803

    Filizkıran Fırtınası

    gün doğmadan başladı filizkıran fırtınası
    evler yemen türküsü
    sokaklar seferberlik
    öyle bir gariplik ki
    öyle bir tedirginlik
    yaz başında güz sonrası

    ayvalar çiçekteydi
    güller daha tomurcuk
    açıl demişti güneş
    açılmıştı kıraçta kış elmaları
    çözül demişti güneş
    çözülmüştü yılanlar karanlık odalarında
    dallarda yuvalar tüy kokuyordu
    düğünçiçekleri şenlikli


    gün doğmadan başladı filizkıran fırtınası
    ne dal kaldı ne tomurcuk
    yerden yere çaldı otları ağaçları
    insan yüzlü bir korkuluk
    üşüdüm dünyalarca
    baskın yemiş bir kent gibi üşüdüm
    sergen etti filizleri sapsarı bir karanlık
    bahardan kışa düştüm


    acılı günler gördüm
    sığdıramam bir tek günü bir koca yıla
    geceler geçirdim yoz kentlerin bulvarlarında
    nice baharları kışlara gömdüm
    uzak düştüm yelinden yelvesinden acılı yurdun
    uzak düştüm umudundan mutundan
    yomundan uzak düştüm
    bunaltının böylesini görmedim


    severim fırtınanın her türlüsünü
    ormanlar uğultulu sular dalgalı
    severim filizkıran fırtınasını
    kırıp kanatmıyorsa sevincin türküsünü
    nerde benim baharım
    dalım yaprağım nerde
    gece çökmüş üstüne kerpiçsel yalnızlığın
    sanki kaplan pençesinde bir manda böğürtüsü
    ne kuş kalmış ne çiçek
    ne kırmızı ne yeşil
    sapsarı karanlıkta yerler bahar ölüsü

    1978

    Hasan Hüseyin Korkmazgil

         

    Alıntı  
     

  8. #18  
    Admin Lale - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2014
    Mesajlar
    4.803

    Gecikmiş Suyabakan

    bıyıkları ölü kartal kanadı
    kaşları yıkık
    durmuş güneş altında
    dünyaya karşı

    Başında kirli yağlık
    ayağında partal postal
    hey mıstık

    tüfeği sağ elinde
    sol eli kalçasında
    göğsü çapraz fişeklik
    poz vermiş gazeteye
    mıstık kendine aşık

    gören maşallah desin
    gözden gezden arpacıktan esirgesin
    yaradan

    yiğidim yakışıklım garibim
    poz vermiş gazeteye
    çocuk mu çocuk


    Hasan Hüseyin Korkmazgil

         

    Alıntı  
     

  9. #19  
    Admin Lale - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2014
    Mesajlar
    4.803

    Gökte Yıldız

    Karanın mavileşe mavileşe mavileşmesi
    dönüşmesi altun sarısına mavinin
    ve sonra ayçiçeğinde ivecen bir balarısı
    yani sen
    yani ben
    yani biz

    toprağın bölüşüle bölüşüle bölüşülmesi
    dönüşmesi toprak ağasına bölükbölüğün
    ve sonra varoşlarda toprak işçisi
    yani sen
    yani ben
    yani biz

    manda yuva yapmış söğüt dalına
    yapar mı yapar
    yavrusunu sinek kapmış
    kapar mı kapar
    bu bıçak böylesine kahpe ellerde
    bu boyun kıldan ince
    hepsi bu kadar

    gökte yıldız ellidir de ellidir
    sayın bakın ellidir de ellidir
    sıkı dur koca haydar
    bunun sonu bellidir
    katarlandı bulutlar
    çoğu gitti azı kaldı
    sıkı dur koca haydar

    Hasan Hüseyin Korkmazgil

         

    Alıntı  
     

  10. #20  
    Admin Lale - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2014
    Mesajlar
    4.803

    Güç Olan

    Himalayaların tepesine tırmanmak güç
    ama mümkün
    Okyanusu aşmak da güç
    ama mümkün
    Aya ulaşmak da öyle
    Ama mümkün değil işte
    Bülbülün eti için öldürüldüğü bir ülkede
    sanatı zincire vuranlara
    meram anlatmak
    Öt kuşum
    Öt kuşum
    Öt güzel kuşum
    Eller ne derse desin
    ben sana vurulmuşum.

    Hasan Hüseyin Korkmazgil

         

    Alıntı  
     

Sayfa 2/5 İlkİlk 1234 ... SonSon
Bu Konudaki Etiketler

Etiket Bulutu Ana Sayfası

Yetkileriniz
  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •