Günün Sözü
Sayfa 1/3 123 SonSon
25 sonuçtan 1 ile 10 arası

Konu: YILMAZ ODABAŞI Şiirleri

  1. #1 YILMAZ ODABAŞI Şiirleri 
    Admin Cagla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2016
    Mesajlar
    4.638

    YILMAZODABAŞI'nın Tüm Şiirleri

    YILMAZ ODABAŞI'dan Şiirler




    Sevinci Savrulmuş Haldaş Gözlerin

    Gece eksilebilir, eksilmez tanıdık yüzüne susuzluğum.
    Doğrul sorgusuz, korkusuz gözlerinle konuş gel,
    ben gözlerini tanırım senin...

    Bu gece oturup seni özledim;
    Ay doğruldu,
    Su duruldu;
    Örttün mü perdesini penceremizin?

    Şimdi yüreğime su taşıyan sesini sessizlik çaldı.
    Yüzünde gölgelenmiş bayat bir hüzünle,
    Senin sesin, hasretin
    Ve gözlerin bana emanet kaldı...

    Gözlerin... Yıllanmış şarkılar kadar yalnız,
    Terli ve suskun akşamlar gibi yorgun,
    Gibi ürkekti senin.

    /Şimdi parmaklıkların perdesi ışık
    Sevgilim...
    Sevgilim...
    Sevinci savrulmuş haldaş gözlerin!/

    - Yılmaz Odabaşı

         

         

    Alıntı  
     

  2. #2  
    Admin Cagla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2016
    Mesajlar
    4.638

    Seni Bir Tufan Gibi Sevdim

    I
    seni bir çığlık gibi sevdim
    uzanıp sesimin avlularına sen de her sabah
    sabah... sevince bir sevgiyle gideriz
    sonra durur vitrinlerden çiçekleri seyrederiz
    puştluklar bizi seyreder
    biz çiçekleri!

    II

    seni bir kar gibi sevdim
    eridim!

    bak, kentleri de, dağları da bozdular
    başka rüzgârlar giydirdiler kentlere
    dağlara başka tüfekler

    kalk
    gidelim!
    buradan gidelim!

    III

    seni bir namlu gibi sevdim
    tetiklerimi ezberliyordun...

    kıyametler koparken alnında bu kentin
    geceydi... ansızın seni bir tufan gibi sevdim
    bedenim alabora!

    Yılmaz Odabaşı

         

    Alıntı  
     

  3. #3  
    Admin Cagla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2016
    Mesajlar
    4.638

    Sakla Yamalarını Kalbim

    Ne gül
    ne yarın!

    gül,
    küle karılmış günlerin tortusunda
    yarın,
    vurulmuş yatıyor bugünün avlusunda
    sakla yamalarını kalbim.

    insanlar büyüdükçe günler kısalır
    günlerimiz gibi aşklarımız da
    yittikleri duraklarda kalırlar
    sakla yamalarını kalbim.

    kendini bıçak gibi ışıyan yeni güne bağışla
    yürü, arkana bakma, ama umursa
    bazen anılara en çok yakışan elbise
    birkaç damla gözyaşıdır unutma.

    Yılmaz Odabaşı

         

    Alıntı  
     

  4. #4  
    Admin Cagla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2016
    Mesajlar
    4.638

    Pusuda Yalnızlık

    karacadağ
    yamaçlarında kardelen çiçekleri
    her bahar umuda rengini verir
    ve her bahar
    dicle’de ak köpüklere üşüşür papatyalar

    siverek düzü
    hayata vurgun yürekli yigitleri
    ve sabahin eteklerinde ter taneleriyle
    "memleketimdir benim"

    orada
    tüfekler yaglanir kerpiç damlarda
    türkü kaçak
    tütün kaçak
    kaçak çay bugulanir şavki vurur maglara
    ve korku ve umut ve can pusuda
    pusuda yalnizlik

    karacadag,
    önü diyarbekir’dir
    ben hüznü avuçlarken ora mahpuslarında
    bulutlarla yalpalayan rüzgarları resmedip
    bakıp bakıp iç çekerdim doruklarına

    karacadağ,
    patikalarında ceylan ölüleri
    ve bakır renkli göğüslerimizde görkemli güneşiyle
    sabıra tutunan sevdaların gönüllü erleriydik
    ve yollarımızda ayaklarımıza batıp çıkan devedikenleri
    özlemler biraz uzak biraz diri
    bekleyişlerde alçalıp yükselirken köpük köpük yalnızlık

    Yılmaz Odabaşı

         

    Alıntı  
     

  5. #5  
    Admin Cagla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2016
    Mesajlar
    4.638

    Neyi Anlatıyorum Ben Bir Ozan Çırağı Bile Olamazken

    Işıdı öfkemde dolandı gün allı-mor
    neydi az önce
    o zifiri karanlık
    ağarmadan ortalık

    selam civan dost
    bozkır mı uyanan
    güne dönmüş çorak toprak
    seslerle hele yokla kendini

    bahçesi olurmuş acılar ülkesinin
    tomurcuksuz, çiçeksiz
    çocukları oyuncaksız, şekersiz

    önceleri böyle değildi insan
    bir alageyik seker ormanda
    mağrur, atik
    acılar yürür insanlarla yollarda

    insan,

    ilkyaza vuran
    öfkeye gül sunan
    doğruya dost, eğriye düşman

    sevda olmalı
    karanın karanlığında
    pusatsız
    sevda olmalı
    bir uçtan bir uca ağlamaksız

    ve haber haber olmalı
    ölümün sesi toktur
    çocuklar duymamalı

    bak civan dost
    mevzilenmiş acı
    bilenir toprağın avuçlarında

    birşeyler demelisin artık
    neyi anlatır duvaklı güzellikler
    neyi anlatıyorum ben
    bir ozan çırağı bile olamazken

    Yılmaz Odabaşı

         

    Alıntı  
     

  6. #6  
    Admin Cagla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2016
    Mesajlar
    4.638

    Kurtulamazsın

    35 yaşıma

    önce sesini
    sonra yankısını çaldırdın şu beton ormanında
    bu kent de tükürdü aşklarına
    kal orada!
    artık hiçbir şeyden kurtulamazsın
    ıslanmışsın bir kere oğlum
    yaş gününde
    kuruyamazsın...

    Yılmaz Odabaşı

         

    Alıntı  
     

  7. #7  
    Admin Cagla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2016
    Mesajlar
    4.638

    Kendine Benim Için Bir Gül Ver

    Sensizlikle flört etmeyi sen degil
    sensizlik bilir
    sesi ses/sensizligi sensizlik bilir

    korkma, sana aşki ögretmeyen kendinin
    ellerinden tut!
    çok agrimiş kendinin, siyah
    ve ayaz kendinin
    hep avuttugum düşler için bana bir gül ver...

    *

    bak, palandöken daglarinda karlar erimiş
    teknelerde kol kola bahar sulara inmiş
    daglar için, sular için bana bir gül ver
    bir gül ver söküldügüm günler için

    - ve önce kendinin ellerinden tut! -

    *

    kendimin ellerinden tutunca
    içimden nehirler gibi akmak geliyor
    yollara çikmak, yolculuklara bakmak geliyor
    geberesiye içip salaş meyhanelerde
    buralardan böyle ceketsiz kaçmak geliyor

    tutunca kendimin ellerinden
    pusulasiz gemilerde yatmak
    yaşli ve şefkatli bir azizenin koynunda
    sabaha dek kipirtisiz susmak geliyor

    sevgilim, iyi insan, tutunca ellerimden
    ömrümün içinden akmak geliyor...

    *
    sessizlik sensizligi ezbere bilir
    sensizlik her şeyi bilir...

    Yılmaz Odabaşı

         

    Alıntı  
     

  8. #8  
    Admin Cagla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2016
    Mesajlar
    4.638

    İkinin Şiiri

    bugün iki kez yağdı yağmur
    iki kez eskidim sanki

    iki ömrü kolkola yaşadım
    biri nergis bahçesi, diğeri mahşer yeri

    hep iki şömine yandı yüreğimde
    birinde ateşti diğerinde kül

    ve iki kez aşık oldum
    bundandır iki kez ölmüşlüğüm

    sonra bir serüvende ikiye böldüm ömrümü
    şimdi sömestrdeyim

    ilk iki kitabımdan sonra sıtmaya tutuldu coşkum
    daha depremlerdeyim

    ve iki kere iki
    kitabımda benim

    ya çok eder
    ya sıfır...

    Yılmaz Odabaşı

         

    Alıntı  
     

  9. #9  
    Admin Cagla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2016
    Mesajlar
    4.638

    Her Mevsim Bahardır

    Döndüm daldan kopan kuru yaprağa
    "özgür dağ havası koklamış insanların örselenmiş gururuna..."
    siz, boğdunuz hayatı
    savruldu aşkların külleri kalplerimizden
    o sevinçler
    göz kırparak geçtiler düşlerimizden!

    bilinir, dışarıda zemheri vardır
    ama barış için, aşk için
    yine de her mevsim bahardır

    aşklarımızın gözbebeğinde kıvılcım
    her mevsim bahardır yine de...

    Yılmaz Odabaşı

         

    Alıntı  
     

  10. #10  
    Admin Cagla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2016
    Mesajlar
    4.638

    Hayat Gül Kokulu Bir Sağanak Yine

    Gözlerimin önünde ıslak dağların kabaran yalnızlığı
    ne varsa uçurumlar eşiğinde
    hüzünlerle yalpalayan ne varsa
    gözlerimin önünde

    ve hayat gül kokulu bir sağanak yine
    birşeyler anlatmak istiyor hayat
    ve alıp götürmek bir şeyleri kurt sofralarına
    gün batıyor
    gün batıyor bukağısı paslı bir sevinç oluyor yalnızlığım

    unutuyorum sevgilim suretini
    durgunluğun "niçin"di unutuyorum

    gün batıyor ürkek yıldızlar dolanıyor yalnızlığıma
    umurumda değil ne yağmur ne ayaz
    ne de kerpiç kokusu havada
    unutuyorum/sabaha/kadar/ gün batıyor
    sonra bir akasyayı okşuyor gözlerim
    geciken sabahlara koşuyor kuşlar
    gözlerimin önünde
    ve hayat gül kokulu bir sağanak yine

    Yılmaz Odabaşı

         

    Alıntı  
     

Sayfa 1/3 123 SonSon
Bu Konudaki Etiketler

Etiket Bulutu Ana Sayfası

Yetkileriniz
  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •