Günün Sözü
Sayfa 2/6 İlkİlk 1234 ... SonSon
55 sonuçtan 11 ile 20 arası

Konu: ✎ NAZIM Hikmet RAN Şiirleri

  1. #11 Cevap: NAZIM HİKMET (Piraye İçin Yazılmış Saat 21 Şiirleri ) Piraye'ye Mektuplar (N.Hikmet Ran) 
    EmeL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2011
    Yer
    Kocaeli, İzmit
    Mesajlar
    18.513

    Piraye İçin Yazılmış Saat 21 Şiirleri - Mektupları (9 Ekim 1945)

    Dün gece rüyama girdin :
    dizimin dibinde oturuyormuşun.
    Başını kaldırdın, kocaman, sarı gözlerini bana çevirdin.
    Bir şeyler soruyormuşun.
    Islak dudakların kapanıp açılıyor,
    sesini duymuyorum ama.

    Gecenin içinde bir yerlerde aydınlık bir haber gibi saat çalıyor.
    Havada fısıltısı başsızlığın ve sonsuzluğun.
    Kırmızı kafesinde, kanaryamın : «Memo»mun türküsü,
    sürülmüş bir tarlada toprağı itip yükselen tohumların çıtırdısı
    ve bir kalabalığın haklı ve muzaffer uğultusu geliyor kulağıma.
    Senin ıslak dudakların hep öyle açılıp kapanıyor
    sesini duymuyorum ama...

    Kahrederek uyandım.
    Kitabın üstünde uyuyakalmışım meğer.
    Düşünüyorum :
    yoksa senin miydi bütün o sesler?

    ~~~~~~

    Piraye İçin Yazılmış Saat 21 Şiirleri - Mektupları (8 Kasım 1945)

    Uzaktaki şehrimin damları üzerinden
    ve Marmara denizinin dibinden geçip
    sonbahar topraklarını aşarak
    olgun ve ıslak
    geldi sesin.
    Bu, üç dakikalık bir zamandı.
    Sonra, telefon simsiyah kapandı...



         

         

    " Senin sessizliğini anlamayan, muhtemelen senin sözlerini de anlamaz. "
    — Elbert Hubbard
    Alıntı  
     

  2. #12 Cevap: NAZIM HİKMET (Piraye İçin Yazılmış Saat 21 Şiirleri ) Piraye'ye Mektuplar (N.Hikmet Ran) 
    EmeL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2011
    Yer
    Kocaeli, İzmit
    Mesajlar
    18.513

    Piraye İçin Yazılmış Saat 21 Şiirleri - Mektuplar (5 Ekim 1945)

    İkimiz de biliyoruz, sevgilim,
    öğrettiler :
    aç kalmayı, üşümeyi,
    yorgunluğu ölesiye
    ve birbirimizden ayrı düşmeyi.
    Henüz öldürmek zorunda bırakılmadık
    ve öldürülmek işi geçmedi başımızdan.

    İkimiz de biliyoruz, sevgilim,
    öğretebiliriz :
    dövüşmeyi insanlarımız için
    ve her gün biraz daha candan
    biraz daha iyi
    sevmeyi...


    ~~~~~~~~

    Piraye İçin Yazılmış Saat 21 Şiirleri -~Mektuplar (6 Ekim 1945)

    Bulutlar geçiyor : haberlerle yüklü, ağır.
    Buruşuyor hâlâ gelmeyen mektup avucumda.
    Yürek kirpiklerin ucunda
    uzayıp giden toprak uğurlanır.
    Benim bağırasım gelir : - «P î r â y e ,
    P î r â y e !...» - diye...

    ~~~~~~

    Piraye İçin Yazılmış Saat 21 Şiirleri - Mektuplar (7 Ekim 1945)

    İnsan çığlıkları geçti geceleyin açık denizleri
    rüzgâr-
    -larla.
    Dolaşmak tehlikeli hâlâ
    geceleyin açık denizleri...

    Altı yıldır sürülmedi bu tarla,
    duruyor olduğu gibi tank paletlerinin izleri.
    Tank paletlerinin izleri
    kapanır bu kış karla.

    Ah, gözümün nuru, gözümün nuru,
    yine yalan söylüyor antenler :
    alın teri tacirleri kapatabilsin diye defteri yüzde yüz kârla.
    Fakat Ezrailin sofrasından dönenler
    döndüler verilmiş kararlarla...




         

    " Senin sessizliğini anlamayan, muhtemelen senin sözlerini de anlamaz. "
    — Elbert Hubbard
    Alıntı  
     

  3. #13 Nazım Hikmet Şiirleri, Dünyanın En Tuhaf Mahluku (N. Hikmet RAN) 
    EmeL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2011
    Yer
    Kocaeli, İzmit
    Mesajlar
    18.513

    Akrep gibisin kardeşim,
    korkak bir karanlık içindesin akrep gibi.
    Serçe gibisin kardeşim,
    serçenin telaşı içindesin.
    Midye gibisin kardeşim,
    midye gibi kapalı, rahat.
    Ve sönmüş bir yanardağ ağzı gibi korkunçsun, kardeşim.
    Bir değil,
    beş değil,
    yüz milyonlarlasın maalesef.
    Koyun gibisin kardeşim,
    gocuklu celep kaldırınca sopasını
    sürüye katılıverirsin hemen
    ve âdeta mağrur, koşarsın salhaneye.
    Dünyanın en tuhaf mahlukusun yani,
    hani şu derya içre olup
    deryayı bilmiyen balıktan da tuhaf.
    Ve bu dünyada, bu zulüm
    senin sayende.
    Ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer
    ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak
    kabahat senin,
    - demeğe de dilim varmıyor ama -
    kabahatın çoğu senin, canım kardeşim!


    (N. Hikmet RAN)










         

    " Senin sessizliğini anlamayan, muhtemelen senin sözlerini de anlamaz. "
    — Elbert Hubbard
    Alıntı  
     

  4. #14 N. Hikmet Şiirleri - ELLERİNİZE ve YALANA DAİR -- Nazım Hikmet Ran 
    EmeL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2011
    Yer
    Kocaeli, İzmit
    Mesajlar
    18.513

    Nazım Hikmet şiirleri Nazım Hikmet memleket, özlem şirleri şiirleri



    Bütün taşlar gibi vekarlı,
    hapiste söylenen bütün türküler gibi kederli,
    bütün yük hayvanları gibi battal, ağır
    ve aç çocukların dargın yüzlerine benziyen elleriniz.
    Arılar gibi hünerli, hafif,
    sütlü memeler gibi yüklü,
    tabiat gibi cesur
    ve dost yumuşaklıklarını haşin derilerinin altında gizleyen elleriniz.
    Bu dünya öküzün boynuzunda değil,
    bu dünya ellerinizin üstünde duruyor.
    Ve insanlar, ah, benim insanlarım,
    yalanla besliyorlar sizi,
    halbuki açsınız,
    etle, ekmekle beslenmeye muhtaçsınız.
    Ve beyaz sofrada bir kere bile yemek yemeden doyasıya,
    göçüp gidersiniz bu her dalı yemiş dolu dünyadan.
    insanlar, ah, benim insanlarım,
    hele Asyadakiler, Afrikadakiler,
    Yakın Doğu, orta Doğu, Pasifik adaları
    ve benim memleketlilerim,
    yani bütün insanların yüzde yetmişinden çoğu,
    elleriniz gibi ihtiyar ve dalgınsınız,
    elleriniz gibi meraklı, hayran ve gençsiniz.
    İnsanlarım, ah, benim insanlarım,
    Avrupalım, Amerikalım benim,
    uyanık, atak ve unutkansın ellerin gibi,
    ellerin gibi tez kandırılır,
    kolay atlatılırsın...
    İnsanlarım, ah, benim insanlarım,
    antenler yalan söylüyorsa,
    yalan söylüyorsa rotatifler,
    kitaplar yalan söylüyorsa,
    beyaz perdede yalan söylüyorsa çıplak baldırları kızların,
    dua yalan söylüyorsa,
    ninni yalan söylüyorsa,
    rüya yalan söylüyorsa,
    meyhanede keman çalan yalan söylüyorsa,
    yalan söylüyorsa umutsuz günlerin gecelerinde ayışığı,
    söz yalan söylüyorsa,
    ses yalan söylüyorsa,
    ellerinizden geçinen
    ve ellerinizden başka her şey
    herkes yalan söylüyorsa,
    elleriniz balçık gibi itaatli,
    elleriniz karanlık gibi kör,
    elleriniz çoban köpekleri gibi aptal olsun,
    elleriniz isyan etmesin diyedir.
    Ve zaten bu kadar az misafir kaldığımız
    bu ölümlü, bu yaşanası dünyada
    bu bezirgan saltanatı, bu zulüm bitmesin diyedir.

    Nazım Hikmet


         

    " Senin sessizliğini anlamayan, muhtemelen senin sözlerini de anlamaz. "
    — Elbert Hubbard
    Alıntı  
     

  5. #15 NAZIM HİKMET- YANMIŞIM 
    " SEN YANMAZSAN
    BEN YANMAZSAM
    BİZ YANMAZSAK
    NASIL ÇIKAR BU MEMLEKET KARANLIKTAN AYDINLIĞA. "




    NAZIM HİKMET

         

    Boşversene ..
    Alıntı  
     

  6. #16 Nazım Hikmet — Memleketimden İnsan Manzaraları... 
    “Farkında mısın
    yalnız gözlerimiz değişmiyor,
    ve kalıyor hatıralaşmadan orda
    iyi ve kötü çocukluğumuz..”

    Nazım Hikmet / Memleketimden İnsan Manzaraları









         

    Boşversene ..
    Alıntı  
     

  7. #17 Nazım Hikmet Ran Şiirleri - Anlayamadılar 
    Perhaps, Perhaps ,Perhaps DamLa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2011
    Mesajlar
    28.677

    Anlayamadılar

    Biz ince bel, ela göz, sütun bacak için sevmedik güzelim
    Gümbür gümbür bir yürek diledik kavgamızda
    ..........
    ..........

         

    Alıntı  
     

  8. #18 Nazım Hikmet Şiirleri - BİR FOTOĞRAFA - N.Hikmet 
    Nazım Hikmet Şiirleri - BİR FOTOĞRAFA - N.Hikmet




    Karşımdasın işte...
    Bana bakmasan da oradasın, görüyorum seni.
    Ah benim sevdasında bencil, yüreğinde sağlam sevdiğim.
    Kalbime gömdüm sözlerimi, ceset torbası oldu yüreğim.
    Tıkandığım o an,
    elimi nereye koyacağımı şaşırdığım o an işte,
    aklımdan o kadar çok şey geçti ki takip edemedim.

    Ellerim boşlukta, ben darda kaldım.
    Ellerim buz gibi, ben harda kaldım.

    Bir senfoni vardı kulağımda çalınan,
    bitti artık hepsi...
    Köşeme çekildim, hani hep kaldığım köşeme.
    Bakış açım belli oldu yine.
    Geride kalan, ardından bakar gidenlerin.
    Bir meltem olacak rüzgarım dahi kalmadı benim.
    Dağlara çarptım her esişimde.
    Yollara küfrettim her gidişinde.

    Demiştim sana hatırlarsan:
    "Önemli olan
    'zamana bırakmak' değil,
    'zamanla bırakmamak'tır..."
    Şimdi bana, geçen o zamanın
    Unutulmaz sancısı kalır.

    Gittiğim eğer bensem, söyle bana kimden gittim?
    Sende yoktum zaten ben, ben yine bende bittim...

         

    Boşversene ..
    Alıntı  
     

  9. #19 Cevap: Nazım Hikmet Şiirleri - BİR FOTOĞRAFA - N.Hikmet 
    Admin Kate - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2011
    Mesajlar
    18.743

    Demiştim sana hatırlarsan:
    "Önemli olan
    'zamana bırakmak' değil,
    'zamanla bırakmamak'tır..."
    Şimdi bana, geçen o zamanın
    Unutulmaz sancısı kalır.

    Harika şiirleri...

         

    Alıntı  
     

  10. #20 Nazım Hikmet Ran- Sen benim sarhoşluğumsun... 
    Perhaps, Perhaps ,Perhaps DamLa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2011
    Mesajlar
    28.677

    Sen benim sarhoşluğumsun,
    ne ayıldım, ne ayılabilirim, ne ayılmak isterim!

    Nazım Hikmet Ran

         

    Alıntı  
     

Sayfa 2/6 İlkİlk 1234 ... SonSon

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 06-08-2014, 08:25 PM
  2. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 06-08-2014, 06:44 PM
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 11-23-2013, 03:20 PM
Bu Konudaki Etiketler

Etiket Bulutu Ana Sayfası

Yetkileriniz
  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •