Günün Sözü
3 sonuçtan 1 ile 3 arası

Konu: Hz. Mevlana’nın Hayatı Eserleri Hz. Mevlana Vikipedi Hz. Mevlana Ne Zaman Doğdu

  1. #1 Hz. Mevlana’nın Hayatı Eserleri Hz. Mevlana Vikipedi Hz. Mevlana Ne Zaman Doğdu 
    EmeL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2011
    Yer
    Kocaeli, İzmit
    Mesajlar
    18.512

    Mevlana'nın Hayatı






    Mevlâna 30 Eylül 1207 yılında bugün Afganistan sınırları içerisinde yer alan Horasan Ülkesi'nin Belh şehrinde doğmuştur.
    Mevlâna'nın babası Belh Şehrinin ileri gelenlerinden olup, sağlığında "Bilginlerin Sultânı" ünvanını almış olan Hüseyin Hatibî oğlu Bahâeddin Veled'tir. Annesi ise Belh Emiri Rükneddin'in kızı Mümine Hatun'dur.

    Sultânü'I-Ulemâ Bahaeddin Veled, bazı siyasi olaylar ve yaklaşmakta olan Moğol istilası nedeniyle Belh'den ayrılmak zorunda kalmıştır. Sultânü'I-Ulemâ 1212 veya 1213 yılllarında aile fertleri ve yakın dostları ile birlikte Belh'den ayrıldı.

    Sultânü'I-Ulemâ'nın ilk durağı Nişâbur olmuştur. Nişâbur şehrinde tanınmış mutasavvıf Ferîdüddin Attar ile de karşılaştılar. Mevlâna burada küçük yaşına rağmen Ferîdüddin Attar'ın ilgisini çekmiş ve takdirlerini kazanmıştır.

    Sultânü'I Ulemâ Nişabur'dan Bağdat'a ve daha sonra Kûfe yolu ile Kâ'be'ye hareket etti. Hac farîzasını yerine getirdikten sonra, dönüşte Şam'a uğradı. Şam'dan sonra Malatya, Erzincan, Sivas, Kayseri, Niğde yolu ile Lârende'ye (Karaman) geldiler. Karaman'da Subaşı Emir Mûsâ'nın yaptırdıkları medreseye yerleştiler.

    1222 yılında Karaman'a gelen Sultânü'/-Ulemâ ve ailesi burada 7 yıl kaldılar. Mevlâna 1225 yılında Şerefeddin Lala'nın kızı Gevher Hatun ile Karaman'da evlendi. Bu evlilikten Mevlâna'nın Sultan Veled ve Alâeddin Çelebi adlı iki oğlu oldu. Yıllar sonra Gevher Hatun'u kaybeden Mevlâna bir çocuklu dul olan Kerrâ Hatun ile ikinci evliliğini yaptı. Mevlâna'nın bu evlilikten de Muzaffereddin ve Emir Âlim Çelebi adlı iki oğlu ile Melike Hatun adlı bir kızı dünyaya geldi.

    Bu yıllarda Anadolunun büyük bir kısmı Selçuklu Devleti'nin egemenliği altında idi. Konya'da bu devletin baş şehri idi. Konya sanat eserleri ile donatılmış, ilim adamları ve sanatkarlarla dolup taşmıştı. Kısaca Selçuklu Devleti en parlak devrini yaşıyordu ve Devletin hükümdarı Alâeddin Keykubâd idi. Alâeddin Keykubâd Sultânü'I-Ulemâ Bahaeddin Veled'i Karaman'dan Konya'ya davet etti ve Konya'ya yerleşmesini istedi.

    Bahaeddin Veled Sultanın davetini kabul etti ve Konya'ya 3 Mayıs 1228 yılında ailesi ve dostları ile geldiler. Sultan Alâeddin kendilerini muhteşem bir törenle karşıladı ve Altunapa (İplikçi) Medresesi'ni ikametlerine tahsis ettiler.

    Sultânü'l-Ulemâ 12 Ocak 1231 yılında Konya'da vefat etti. Mezar yeri olarak, Selçuklu SarayınınGül Bahçesi seçildi. Halen müze olarak kullanılan Mevlâna Dergâhı'ndaki bugünkü yerine defnolundu.

    Sultânü'I-Ulemâ ölünce, talebeleri ve müridleri bu defa Mevlâna'nın çevresinde toplandılar. Mevlâna'yı babasının tek varisi olarak gördüler. Gerçekten de Mevlâna büyük bir ilim ve din bilgini olmuş, İplikçi Medresesi'nde vaazlar veriyordu. Vaazları kendisini dinlemeye gelenlerle dolup taşıyordu.

    Mevlâna 15 Kasım 1244 yılında Şems-i Tebrizî ile karşılaştı. Mevlâna Şems'de "mutlak kemâlin varlığını" cemalinde de "Tanrı nurlarını" görmüştü. Ancak beraberlikleri uzun sürmedi. Şems aniden öldü.

    Mevlâna Şems'in ölümünden sonra uzun yıllar inzivaya çekildi. Daha sonraki yıllarda Selâhaddin Zerkûbî ve Hüsameddin Çelebi, Şems-i Tebrizî'nin yerini doldurmaya çalıştılar.

    Yaşamını "Hamdım, piştim, yandım" sözleri ile özetleyen Mevlâna 17 Aralık 1273 Pazar günü Hakk' ın rahmetine kavuştu. Mevlâna'nın cenaze namazını Mevlâna'nın vasiyeti üzerine Sadreddin Konevî kıldıracaktı. Ancak Sadreddin Konevî çok sevdiği Mevlâna'yı kaybetmeye dayanamayıp cenazede bayıldı. Bunun üzerine, Mevlâna'nın cenaze namazını Kadı Sıraceddin kıldırdı.

    Mevlâna ölüm gününü yeniden doğuş günü olarak kabul ediyordu. O öldüğü zaman sevdiğine yani Allah'ına kavuşacaktı. Onun için Mevlâna ölüm gününe düğün günü veya gelin gecesi manasına gelen "Şeb-i Arûs" diyordu ve dostlarına ölümünün ardından ah-ah, vah-vah edip ağlamayın diyerek vasiyet ediyordu.

    "Ölümümüzden sonra mezarımızı yerde aramayınız!
    Bizim mezarımız âriflerin gönüllerindedir"

         

         

    Alıntı  
     

  2. #2  
    EmeL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2011
    Yer
    Kocaeli, İzmit
    Mesajlar
    18.512

    Gel, gel, ne olursan ol yine gel,
    İster kafir, ister mecusi, ister puta tapan ol yine gel,
    Bizim dergâhımız, umitsizlik dergâhı değildir,
    Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel...


    ----------------
    -------------------------------------------------------

    Ölümümüzden sonra mezarımızı yerde aramayınız
    Bizim mezarımız ariflerin gönüllerindedir...


    -----------------------------------------------------------------------

    Güneş olmak ve altın ışıklar halinde
    Ummanlara ve çöllere saçılmak isterdim
    Gece esen ve suçsuzların ahına karışan
    Yüz rüzgarı olmak isterdim...


    -----------------------------------------------------------------------


    Aklın varsa bir başka akılla dost ol da,
    işlerini danışarak yap...


    -----------------------------------------------------------------------

    Şu toprağa sevgiden başka bir tohum ekmeyiz
    Şu tertemiz tarlaya başka bir tohum ekmeyiz biz...


    -----------------------------------------------------------------------

    Hayatı sen aldıktan sonra ölmek, şeker gibi tatlı şeydir
    Seninle olduktan sonra ölüm, tatlı candan daha tatlıdır...
    İnsan vardır, değerlidir dertler içinde;
    İnsan vardır, hayır yok Dünyaya gelişinde
    Ne büyük yanılgı, ne büyük aldanıştır
    "İnsan" diye anılmasının her ikisinin de...


    -----------------------------------------------------------------------

    Bedenimiz tıpkı değirmene benziyor.
    O değirmen ki, Aşktan akan sudan döner.


    -----------------------------------------------------------------------

    Kötü havalarda insan Dosta aç olur,
    Bir araya gelse, Dost Dosta ilaç olur ,
    Bahçede güller tek tek bir şeye benzemez,
    Öbek öbek olunca, Bahara taç olur


    -----------------------------------------------------------------------

    Aşk yüreğinde köpük köpük kan döner.
    Köpük degil O . Köpük üstünde Can döner


    -----------------------------------------------------------------------

    Sevgide güneş gibi ol
    Dostluk ve kardeşlikte akarsu gibi ol
    Hataları örtmede gece gibi ol
    Tevazuda toprak gibi ol
    Öfkede ölü gibi ol
    Her ne olursan ol
    YA OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN
    YA GÖRÜNDÜĞÜN GİBİ OL

         

    Alıntı  
     

  3. #3 Cevap: Hz. Mevlana’nın Hayatı Eserleri Hz. Mevlana Vikipedi Hz. Mevlana Ne Zaman Doğ 
    Yeni Üye KuL Tanesi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2011
    Mesajlar
    2.188

         

    Alıntı  
     

Benzer Konular

  1. Mevlânâ Nerede Doğdu | Hz Mevlana'nın Hayatı
    By EmeL in forum Hz. Mevlana Hayatı, Eserleri, Felsefesi
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 01-22-2017, 01:01 PM
  2. Cevaplar: 12
    Son Mesaj: 03-02-2015, 05:44 PM
  3. Facebook Kapak Mevlana Zaman Tüneli Mevlana Sözleri,Resimleri
    By meduSa in forum Facebook Kapak Resimleri
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 01-20-2014, 02:18 AM
  4. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 11-15-2012, 11:27 AM
Bu Konudaki Etiketler

Etiket Bulutu Ana Sayfası

Yetkileriniz
  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •