Uyku ile insan hafızası arasındaki bağın sırrı

Çok iyi tanıdığınız ve bildiğininz birinin veya bir yerin adının aklınıza bir türlü gelmediği durumunu yaşamışsınızdır siz de muhakkak ? Ve bu durum hemen hemen her insanın geçirdiği bir şeydir.. Bazen ne kadar düşünseniz de, hiçbir şekilde unuttuğunuz isim aklınıza gelmez, başka şeylerle uğraşmaya başlarsınız ve birden sorunuzun cevabı aklınıza gelir.

Unutulan bir şeyin aniden hatırlanması, sanki ...uzun süredir kayıp olan bir görüntünün geri gelmesi için arşivden talepte bulunmaya benzer. Bilim, insan zihninin sırlarını keşfettikçe, insan hafızasının ne kadar geniş bir kapasiteye sahip olduğu da daha iyi anlaşılıyor. Her algının bir ömür boyu saklandığını düşünecek olursak insan hafızasının depolama kapasitesinin ne denli büyük olduğu da açığa çıkacaktır. Bilim insanları bu mucizevi sistemleri kısmen de olsa keşfetmeye başlamışlardır.

SIZ UYKUDAYKEN, ZIHNINIZ GÜN IÇINDEKI GÖRÜNTÜLERI KALICI DEPOYA YIĞMAKLA MEŞGULDÜR.
Bu yüzden, bilim insanlarının da belirttiği gibi uyku, zaman kaybı değil önemli bir süreçtir.

Dünyanın önde gelen bilimsel yayınlarından biri olan ‘Science News'ta yayımlanan bir araştırmaya göre, iyi uyunan bir gecenin ardından bazı şeyler daha iyi hatırlanıyor. Buna göre; siz uyurken hafıza adeta uyumadan önce öğrenilen bilgileri depolamakla meşgul oluyor. Hafızanın sırlarının yavaş yavaş aydınlandığı günümüzde, uykunun pasif bir dinlenme olmadığı, vücut içinde gerçekleşen yalnızca onarım ve yenilenme aktiviteleriyle değil yoğun zihinsel aktivitelerin varlığı ile de kanıtlanıyor.

McNill Üniversitesi nörobiyologları tarafından öğrenciler üzerinde yapılan deneylerde yeni bir konu öğrenildikten hemen sonra uyuyan grubun daha iyi performans gösterdiği ispatlanmıştır. “Nature” dergisindeki bu konuda bir makalesi yer alan Karim Nader'e göre hafıza statik değildir ve tekrar tekrar saklanabilir. *

Nader makalesinde sözlerine Fenn'den aldığı bir alıntıyla şöyle devam ediyor: "Eğitimin hemen ardından yapılan tanımlama performansta önemli bir gelişmeye işaret etmektedir, ama elde edilen bu ilerleme gün içinde azalmakta, uykunun ardından ise eski haline gelmektedir. Yani uyku gün içinde herhangi bir zamanda iyi bir şekilde öğrenilen bilgilerin akılda kalkmasına yardımcı oluyor. Performansın düzelmesi bize genel bilgilerle birlikte verilen sunum ve haritalandırmanın da uyku sırasında arıtılıp sağlamlaştırıldığını göstermektedir.”

İNSAN HAFIZASINDAKİ BİLGİ SAKLAMA PRENSİBİ BİLGİSAYAR AĞLARI İÇİN İLHAM VERİYOR

Araştırmacı Walker, insan hafızası ve uyku arasındaki ilişki ile ilgili olarak şunları eklemektedir: "Uyuyarak yeniden harekete geçmek daha önceden pekiştirilen hafızayı tekrardan pekiştirmek gereken bir duruma sokabilir .”

Günümüzde bilgisayar ağlarında da insan zihnindekine benzer bir prensip kullanılıyor. Gelişmiş bilgisayar ağları artık bilgileri tek yerde yedeklemiyorlar. Bunun yerine biraraya getirilmiş kaynak disk ve teyplerinden oluşturulmuş saklama alanı ağlarını (SAN -Storage Area Network) kullanıyorlar. Bunlar aktif olarak görüntüyü yedekleyen akıllı yazılımlar tarafından yapılıyor. Bir görüntü hemen yedeklenebiliyor ama kalıcı saklama yerine sonradan gönderiliyor; mesela gece bilgisayarlar uyurken...

Hafıza, uyku ve insna beyni… Bilimin araştırmalarını sürdürdüğü ama sırlarının keşfi için ancak okyanusta bir damla kadar bilgiye ulaşabildikleri alanlardır, kid aha önceki paylaşımlarımızda sunduğumuz gibi, hafızanın kendisi de bir algıdan ibarettir. Nasıl beyin ve ruh aracılığıyla hayatın renkleri, ses ve tatları, 3 boyutlu görüntüsü, mesafe bilgisi vs bize algılatılıyorsa, hatıralarımızda bulunduğumuz her şey hafıza denilen yerden gelerek algılatılıyor. Mucizevi olan yön de işte tam burada yatmaktadır, hiçbir maddecğin olmadığı bir alemde yaşatılyor olmamızın gerçeği… tıpkı rüyaları algıladığımız gibi…

“Uykunuzu bir dinlenme yaptık. Geceyi bir örtü yaptık. Gündüzü bir geçim vakti kıldık.
Sizin üstünüze sapasağlam yedi gök bina ettik. Parıldadıkça parıldayan bir kandil (güneş) kıldık.”
[78-Nebe Suresi, 9-13.ayetler]

_