Günün Sözü
2 sonuçtan 1 ile 2 arası

Konu: Allah yetimler konusunda kesin bir adaleti emretmiştir

  1. #1 Allah yetimler konusunda kesin bir adaleti emretmiştir 
    EmeL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2011
    Yer
    Kocaeli, İzmit
    Mesajlar
    18.512




    Allah yetimler konusunda kesin bir adaleti emretmiştir

    Kuran'da adaletin ayakta tutulması konusunda verilen örneklerden biri de yetimlerin malları konusundadır. Ayetlerde yetimlerin mallarını, onlar bu malları kontrol edebilecek yaşa gelene kadar, en adil şekilde kullanmak emredilmiştir. En'am Suresi'nde şu şekilde buyurulur:

    "Yetimin malına, o erginlik çağına erişinceye kadar -o en güzel (şeklin) dışında- yaklaşmayın. Ölçüyü ve tartıyı doğru olarak yapın…
    (En'am Suresi, 152)


    Allah başka ayetlerinde de, yetimler erginlik çağına ulaşmadan onların mallarını çarçabuk tüketmeye çalışmamayı hatırlatmakta, insanları tamamen adil bir tutumla hareket etmeye çağırmaktadır. Bu konudaki ayetlerden bazıları şöyledir:

    Yetimlere mallarını verin ve murdar olanla temiz olanı değiştirmeyin. Onların mallarını mallarınıza katarak yemeyin. Çünkü bu, büyük bir suçtur.
    (Nisa Suresi, 2)


    Yetimleri, nikaha erişecekleri çağa kadar deneyin; şayet kendilerinde bir (rüşd) olgunlaşma gördünüz mü, hemen onlara mallarını verin. Büyüyecekler diye israf ile çarçabuk yemeyin.

    Zengin olan iffetli olmaya çalışsın, yoksul olan da artık maruf (ihtiyaca ve örfe uygun) bir şekilde yesin. Mallarını kendilerine verdiğiniz zaman, onlara karşı şahid bulundurun. Hesap görücü olarak Allah yeter.
    (Nisa Suresi, 6)


    Erginlik çağına erişinceye kadar, -o da en güzel bir tarz olması- dışında yetimin malına yaklaşmayın. Ahde vefa gösterin. Çünkü ahid bir sorumluluktur.
    (İsra Suresi, 34)


    Ayetlerde bildirilen ahlakın aksi yönünde hareket ederek yetimlerin mallarını zulümle tüketenler ve adaletsizce harcayanlar sonsuz azapla uyarılmışlardır. Allah "Gerçekten, yetimlerin mallarını zulmederek yiyenler, karınlarına ancak ateş doldurmuş olurlar.

    Onlar, çılgın bir ateşe gireceklerdir." (Nisa Suresi, 10) ayeti ile insanları adaletsiz davranmaktan menetmiştir.

    Bu örnekte de görüldüğü gibi Kuran'da tarif edilen adalet insanın tüm hayatını kapsayan bir adalettir. İnsanın adaleti uygulama konusunda gösterdiği titizlik ise, o kişinin ebedi hayatında cennet veya cehenneme gitmesine etki etmektedir









         

         

    Alıntı  
     

  2. #2 Cevap: Allah yetimler konusunda kesin bir adaleti emretmiştir 
    Admin Kate - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2011
    Mesajlar
    17.906

    Yetime Veli Olmak Korumak ;


    “Yetim kızın başını okşayan mübarek el

    Ben de yetim bir kızım ne olur bana da gel”



    Yalnız kalmak ve tek başına olmak gibi anlamlara gelen yetim kelimesi ‘yeteme’ fiilinden türemiştir. Bu nedenle de İslam fıkhında ergenlik çağına ulaşmadan babası ölen çocuğa babasız kaldığı için yetim denmektedir. Kişi buluğ veya rüşt çağına ulaştığında ise artık yetim olmaktan çıkar. Arapçada yetim aynı zamanda benzeri olmayan nadir bulunan kıymetli eşyaya da verilen addır. Ve babasız kalan çocuğun himaye edilmeye, korunmaya, annesiz kalan çocuğun ise sevgi, şefkat ve merhamete ihtiyacı vardır. Bu nedenle de aslında yetimler bizlere bırakılan ve en iyi şekilde korunması gereken en değerli emanet olma özelliğini taşımaktadırlar.



    Kur’an’ı Kerim’e baktığımız zaman Rabbimiz 23 ayetinde yetimlere vurgu yaparak bu konudaki sorumluluklarımızı hatırlatılmaktadır. Ayetlerin geneline baktığımız zaman ve özelliklede ilk inen Mekki sûrelerde yetime iyilikle ve merhametle muamele etmenin üzerinde durulmuş, yetimi itip kakan, onu doyurma gayretinde bulunmayan insanlar açıkça kınanmıştır. Ayrıca insanlığa bir emanet olarak bırakılan yetimleri kollayıp, korumak onları kendi evlatlarımızdan ayrı tutmamak ise İslam’ın ön gördüğü bir ahlakı içermektedir.



    Çok küçük yaşta hem babasını hem de annesini kaybeden Hz. Muhammed de bir yetimdi. Ve Rabbimiz yetim peygamberine yetimliğini hatırlatarak yetime nasıl davranılması gerektiğini ona en güzel biçimde izah etmişti. “Bir yetim iken, seni bulup da barındırmadı mı? Ve seni yol bilmez iken, doğru yola yöneltip iletmedi mi? Bir yoksul iken seni bulup zengin etmedi mi? Öyleyse, sakın yetimi üzüp kahretme.” (Duha, 6-9)



    Ve Rasul yetim büyümenin tüm zorluklarını yaşadığı ve bildiği için her zaman yetimlere iyilik ve ihsan ile muamele etmiş, onların mallarını yememe konusunda toplumları uyarmış ve bir hadisinde şöyle buyurmuştur: “Kalbinin yumuşamasını ve muhtaç olduğun şeye kavuşmanı arzu ediyorsan, yetime merhamet et, başını okşa ve yemeğini ona yedir…”



    Vahiy öncesi cahiliye toplumunda insanların, yetimlerin mallarını haksız yere yediklerini, onlarla sırf malları için evlendiklerini veya çocuklarını yetimle evlendirmekteki amaçlarının yetimin malına tasallut etmek olduğunu görmekteyiz. Oysa Rabbimiz Nisa Sûresi 10. ayette yetimlerin mallarını haksızlıkla yiyen insanların karınlarını ateş ile doldurduklarını ifade etmekte ve onların çılgınca bir ateşe atılacaklarını belirtmektedir.



    Vahyi bildirimlerde savaş gelirlerinden ve devlet hazinesinden pay ayrılan yetimin en yakın akrabası onun velisi olarak belirlenir ve yetimin varisini koruma sorumluluğu rüşt yaşına kadar velisine ait olduğu gösterilir. Eğer çocuğu himaye edecek bir akrabası yoksa bu yetime sahip çıkmak ve onunla ilgilenmek Müslüman halklara yani İslam toplumuna düşer. Yetimin bakımından maksat sadece onun karnının doyurulmasıyla da ilintili değildir elbette. Onların bakımlarıyla beraber sağlıklı bir kişilik olarak da topluma kazandırılması konusunda çaba sarf etmek de hepimizin sorumluluğudur. Bu yüzden yetimler hepimizin emanetidirler. Gücümüz oranında onlara sahip çıkmalı, ilgimizi, ellerimizi ve yüreklerimizi onlardan mahrum bırakmamalıyız.



    Yetimler konusunda önemli çalışmalar yapan İHH’nın yaptığı araştırmalar sonucunda dünyada 200 milyon yetimin olduğu belirtiliyor. Ve neredeyse her gün 10 bin çocuk daha dünyada yetim kalıyor. Bu çocuklardan 30 bin 200 çocuk İHH’nın desteklediği ve kucak açtığı yetimler arasında. Gönüllü ve yardımsever insanların desteğiyle bu çocukların gerek psikolojik ve gerekse maddi ihtiyaçları giderilmeye çalışılmaktadır.



    Her insan elinde olmasa da bir yetim adayıdır aslında. Ne zaman ve nerede yalnız kalacağımızı bilemeyiz hiçbirimiz. Unutmayalım ki ahirette Allah’ın huzurunda hepimiz tek başımıza birer yetim olarak hesaba çekileceğiz. Bu yüzden gelin yüreklerimizde, sofralarımızda yetimlere yer açalım. Onların yüküne, acısına, yalnızlığına yani yetimliğine ortak olalım ki önümüzdeki sarp yokuşlar aşılsın…



    “Bilir misin nedir o sarp yokuş?

    Bir kişiyi daha zincirlerinden kurtarmaktır.

    Veya açlık gününde muhtaçları doyurmaktır.

    Yakın olan bir yetimi veya sürünen bir yoksulu… ” (Beled, 12-15)


    Zehra Türkmen
    Milat

         

    Alıntı  
     

Benzer Konular

  1. Zekat Konusunda Yaptığımız Yanlışlar
    By halukgta in forum İSLAMİYET Hakkında Bilgiler
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 08-20-2013, 01:00 PM
  2. Adaleti dağıtmak Bu cimri hayata düşmüş...
    By meduSa in forum Hüzün, Ayrılık, Yalnızlık Şirleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 05-05-2013, 02:15 AM
  3. Gazneli Sultan Mahmud Ve Adaleti
    By meduSa in forum DİNİ HİKAYE - Kıssalar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 04-11-2013, 02:31 AM
  4. Cevaplar: 13
    Son Mesaj: 03-24-2013, 10:45 PM
  5. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 03-29-2012, 07:44 PM
Bu Konudaki Etiketler

Etiket Bulutu Ana Sayfası

Yetkileriniz
  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •