Günün Sözü
2 sonuçtan 1 ile 2 arası

Konu: Edebiyat Nedir ? Edebiyat sanatı nedir ? Edebiyatın dalları nelerdir ?

  1. #1 Edebiyat Nedir ? Edebiyat sanatı nedir ? Edebiyatın dalları nelerdir ? 
    EmeL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2011
    Yer
    Kocaeli, İzmit
    Mesajlar
    18.512


    Edebiyatın ne olduğunu anlayabilmek için onun, dilden, konuşma ve düzyazı dilinden farklı olan yanlarını ortaya koymak gereklidir.
    Konuşma ve düzyazı dilinde, dil bir araç, sözcükleri kullanmakla girişilmiş, belli bir amaca dönük eylemdir. Doğruyu araştırma, ortaya koyma, başkalarına iletme aracıdır. Konuşma ve yazı dilinde sözcükler görevini yaptıktan sonra işe yaramaz hale gelir. Önemli olan meydana getireceği sonuçlardır. Sonuç yani amaç, onu okuyan, ya da dinleyendeki değişimdir. Düşüncemizi dile getiren sözcükleri nasıl biçimlendirdiğimizi unuturuz. Onlar aracılığı ile düşüncemizi ilettiğimiz kişi de onların nasıl biçimlendirildiğine dikkat etmez. Unutur. Dil, bizi doğrudan doğruya öteki insanlarla yada eşya ve düşüncelerle karşı karşıya getirir. Konuşma ve yazı dilinde sözcükler saydamdır. Uçarıdır. Aradan kaybolur gider.
    Oysa şiir ve edebiyatta bunların tam tersi oluşmaktadır.
    Şiir ve edebiyatta dil bir araç değil, biraz amaçtır. Şiir ve edebiyatta dil, sözcükler, cümleler ve biçimler nesnel (objektif) hale gelirler, şeyleşirler.
    İnsanla öteki insanların, eşyanın ve düşüncelerin arasına girip saydamlaşmaz şiir. Uçarı hale gelmez konuşma ve düzyazı da olduğu gibi. Tam tersine, karşımıza çıkar. Resim gibi, heykel, müzik, yapı gibi (eşya) değeri kazanır.
    Şair cümle kurmaz, bir nesne meydana getirir. Sözcüklerle, güzel, unutulmaz biçimler yaratır. Sözcüklerin bir araya özel biçimler altında getirilişinde derin eğilimler dürtüsü vardır.
    Şair, dilde olduğu gibi sözcüklerden yararlanmaz. Onlara yararlı olur. Renk, ses, hacim gibi onları şeyleştirir, kırar, bozar ve yeniden birleştirerek bir şiir dünyası kurar.
    Sözlerin ve sözcüklerin nesnelleştirilerek özel işaretler, deyişler, tılsımlı biçimler haline getirilmesi, bunların sihir ve büyü alanında kullanılması, unutulmayan, ezberlenen özel biçimlerle tekrar edilmesi, şiirin doğuşunu hazırlayan en eski etkenlerdir. Bu yönden denilebilir ki, yazı şöyle dursun, tam konuşma dilinin bile gerçekleşmediği, insanın ve insanlığını en eski tarihinde şiir ve şiir dili vardır. Demek ki, edebiyat, dilden önce idi.
    Bununla beraber gerçek şiir ve edebiyat yazının bulunup kullanılmasından sonra gelişmiştir.
    Sanat dışı konularda (politika, hukuk, mektup vb. alanlarda) bile ilk yazılı metinler, edebiyata yakın, destanî, güzellik iddiası ile yüklü oldukça nesnel eserler olmuşlardır.

    EDEBİYATTA AKIM DENİLİNCE NE ANLAŞILIR?

    Akım, insan düşüncesinin ve yaşamının, tarih içinde değişik dünya görüşlerinin birbirini izleyerek devam etmesidir.
    Tarih boyunca insanlar her çağda bilim ve felsefe verilerinden, sosyal, ekonomik, siyasal gerçeklerden esinlenerek, ileriye doğru atılımlar yaparak, eskiyen düşünce ve biçimlerin yerine yenilerini ve başkalarını koyarlar.

    “İyiye, Güzele ve Doğruya” sloganı ile ifade edilen bu atılımlar yeni ahlâk, estetik ve bilim değerleri getirirler.
    Sanat ve edebiyat akımları her çağın kendine özgü gerçekleri ve değerleri açısından ortaya atılan güzellik anlayışları, estetik görüşleri ve ölçüleridir.
    Edebiyat ve sanat akımları, milli ve milletlerarası bilimsel, felsefi, sosyal, ekonomik, siyasal, ahlâki, dinsel yaşamın ürünleri olurlar ve tarihsel değerlerin uzantısı içinde eskiye ve kurulu düzene varolan edebiyat ve sanat anlayışına karşı ihtilâlci karakter taşırlar.
    Ama bu devrimci karakter çoğu kez yöntemlerde ve yöntemlerin uygulanışında göze çarpar. Oysa edebiyat ve sanat akımları tarih içinde klâsik görüşlere zaman zaman dönerek tazelemeler, tekrarlar, yeniden değerlendirilişler yapmaktadırlar.
    Her toplumun edebiyatında, kendisine özgü milli akımlar, aşamalar vardır. Fakat bunlardan bir kısmı ulusal sınırları aşarak uluslararası değer ve kapsam kazanırlar. Sonra bunlar ulusal sanatları etkiler.
    Edebiyat ve sanat akımlarına ekol, okul, meslek ve çığır da denilmektedir
    .

         

         

    Alıntı  
     

  2. #2  
    EmeL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2011
    Yer
    Kocaeli, İzmit
    Mesajlar
    18.512

    Edebiyatın Tanımı

    Okuyanlara estetik (sanatsal) bir doyum sağlamak amacıyla yazılmış, ya da böyle bir amacı olmasa bile biçimsel ve içeriksel özellikleriyle bu düzeye ulaşabilen bütün yazılı eserlere edebiyat denir. Edebiyat bir anlatım biçimidir. Düşünce ve duyguları güzel ve etkili bir biçimde anlatma sanatı olarak da tanımlanabilir. Herhangi bir metnin edebiyat eseri sayılabilmesi için sanatsal değerler taşıması gerekir. Edebiyatın ne olduğunu anlayabilmek için onun, dilden, konuşma ve düzyazı dilinden farklı olan yanlarını ortaya koymak gereklidir.



    Konuşma ve düzyazı dilinde, dil bir araç, sözcükleri kullanmakla girişilmiş, belli bir amaca dönük eylemdir. Doğruyu araştırma, ortaya koyma, başkalarına iletme aracıdır. Konuşma ve yazı dilinde sözcükler görevini yaptıktan sonra işe yaramaz hale gelir. Önemli olan meydana getireceği sonuçlardır. Sonuç yani amaç, onu okuyan, ya da dinleyendeki değişimdir. Düşüncemizi dile getiren sözcükleri nasıl biçimlendirdiğimizi unuturuz. Onlar aracılığı ile düşüncemizi ilettiğimiz kişi de onların nasıl biçimlendirildiğine dikkat etmez. Unutur. Dil, bizi doğrudan doğruya öteki insanlarla yada eşya ve düşüncelerle karşı karşıya getirir. Konuşma ve yazı dilinde sözcükler saydamdır. Uçarıdır. Aradan kaybolur gider.



    Oysa şiir ve edebiyatta bunların tam tersi oluşmaktadır. Şiir ve edebiyatta dil bir araç değil, biraz amaçtır. Şiir ve edebiyatta dil, sözcükler, cümleler ve biçimler nesnel (objektif) hale gelirler, şeyleşirler. İnsanla öteki insanların, eşyanın ve düşüncelerin arasına girip saydamlaşmaz şiir. Uçarı hale gelmez konuşma ve düzyazı da olduğu gibi. Tam tersine, karşımıza çıkar. Resim gibi, heykel, müzik, yapı gibi (eşya) değeri kazanır.







    Şair cümle kurmaz, bir nesne meydana getirir. Sözcüklerle, güzel, unutulmaz biçimler yaratır. Sözcüklerin bir araya özel biçimler altında getirilişinde derin eğilimler dürtüsü vardır. Şair, dilde olduğu gibi sözcüklerden yararlanmaz. Onlara yararlı olur. Renk, ses, hacim gibi onları şeyleştirir, kırar, bozar ve yeniden birleştirerek bir şiir dünyası kurar.



    Sözlerin ve sözcüklerin nesnelleştirilerek özel işaretler, deyişler, tılsımlı biçimler haline getirilmesi, bunların sihir ve büyü alanında kullanılması, unutulmayan, ezberlenen özel biçimlerle tekrar edilmesi, şiirin doğuşunu hazırlayan en eski etkenlerdir. Bu yönden denilebilir ki, yazı şöyle dursun, tam konuşma dilinin bile gerçekleşmediği, insanın ve insanlığını en eski tarihinde şiir ve şiir dili vardır. Demek ki, edebiyat, dilden önce idi.



    Bununla beraber gerçek şiir ve edebiyat yazının bulunup kullanılmasından sonra gelişmiştir. Sanat dışı konularda (politika, hukuk, mektup vb. alanlarda) bile ilk yazılı metinler, edebiyata yakın, destanî, güzellik iddiası ile yüklü oldukça nesnel eserler olmuşlardır.

         

    Alıntı  
     

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 12-31-2012, 09:59 PM
  2. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 10-06-2012, 04:17 AM
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 02-15-2012, 03:29 PM
  4. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 01-14-2012, 05:26 AM
  5. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 01-14-2012, 05:26 AM
Bu Konudaki Etiketler
4, ala yazımı, altı, anlayışı, arası, belli, beraber, bile, bilim, bir, biraz, bu, bılım sanat ve edebıyat nedır, dalları, davetiye yazarken uymamız gereken kurallar, davetiye yazma kuralları, davetiye yazma kuralları nelerdir, de, de ekinin kullanılışı ve özellikleri, değeri, değil, değişik, devam, dikkat, dile, dili, dilini, doğuşu, dünyası, düz yazı yoruldum, dışı, düşünce ve duyguların beden dili ile anlatıldığı sanat dalı nedir, edebi sanat dallari, edebiyat nedir, edebiyat nedir geniş araştırma, edebiyat nedir genişçe, edebiyat nedir hangi kelimelerden, edebiyat nedir insan için gerekli midir, edebiyat nedir nasıldır, edebiyat sanatı nedir, edebiyat sizce ne demektir, edebiyat sizce nedir, edebiyatin amaci nedir, edebiyatta başkalarının anlamayacağı dilden konuşmak, edebiyatı, edebiyatın amacı, edebiyatın amacı nedir, edebiyatın aracı nedir, edebiyatın dalları nelerdir, edebiyatın ne, edebiyatın sanat dalları, edilen, edilmesi, eko, ekonomik, eserler, eski, estetik, fakat, farklı, felsefe, felsefi, fıstıkçı şahap nedir, fıstıkçı şahap ve kural, fıstıkçışahap yumuşa, gereklidir, gibi, güzel, güzellik, görüşleri, hacim, hala yazımı, heykel, hl yazımı doğru mu, i, ifade, ile, ilk, insanlarla, insanların, insanın, iyi yazı kuralları, işaretler, işe, karşı, karşıya, kaza, kendi, kendine, kez, kini anlatan şiir, kişi, konuşma, mektup, milli, nasıl, nedir, nelerdir, okul, olan, onlar, ortaya, resim, sana, sanat araç değıl amaçtır hangı akımdır, sanatı, ses, sesli sessiz harfler nelerdir, sesli ve sessiz harfler hangileridir, sessiz harflerle ilgili yazım kuralları, sessiz harflerle ilgili yazım kuralları nelerdir, sizce edebiyat nedir, size, sonra, sosyal, tam, tarihi, tarihinde, tarihsel, tekrar, tersine, türkçe uzatma işareti, türkçede yazım kurallarının tanımı, unutulmaz, unutulmaz hangi eserden esinlendi, vardır, ve, yakın, yap, yararlı, yazim kurallari tanimi, yazılı, yazım klavuzu hala yazımı, yazım kralları nelerdir kısaca, yazım kuralları nedir, yazım kuralları nelerdir, yazım kuralları tanımı, yazım kurallarını tanımı, yaşamı, yeri, yumuşak sessiz harfler nelerdir, yöntemleri, zaman, Önemli, şiir, şiiri

Etiket Bulutu Ana Sayfası

Yetkileriniz
  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •