dünyanın en gizemli yerleri en gizemli dünya ülkeleri gizemli dünya bölgeleri dünyadaki gizemli bölgeler nerede dünyanın en giemli sırlı bölgeleri




İskenderiye Feneri - Mısır

İskenderiye Feneri, Mısır`da İskenderiye Limanı`nın karşısındaki Pharos Adası üzerine yapılmıştı. Romalılar Mısır`ı ele geçirdikten sonra burada Ptolemaios (Batlamyus) olarak anılan bir devlet kurmuşlardı. İnşaası M.Ö. 285-246 yılları arasında süren Fener, bu devletin ilk iki kralı Ptolemy-Batlamyus-Soter ve Ptolemy tarafından yaptırılmıştı.
Kaidesi ile birlikte 135 metre yüksekliğinde olan fener, beyaz mermerden yapılmıştı. Tepesinde bulunan, tunçtan yapılmış büyük bir ayna 70 kilometre uzaklıktan görülüyor ve limana giren gemilere rehberlik ediyordu.
Üç bölümden oluşan fenerin mimarı Knidos`lu Sostratus`tur. Alt bölümü dikdörtgen şeklinde ve yaklaşık 55 metre yüksekliğindeydi. Orta bölüm, yukarıya doğru giden rampası olan bir silindir şeklindeydi. Yaklaşık 27 metre yüksekliğindeydi. Üst bölüm ise silindir şeklindeydi ve üzerinde alevin bulunduğu bir odası vardı.

İskenderiye Feneri, antik çağın yedi harikası içinde günlük yaşam için kullanılan tek eserdir. Ayrıca yedi harikanın ve gelmiş geçmiş deniz fenerlerinin en yüksek olanı da bu fenerdir.
Üst kısmı M.S. 955 yılında bir deprem ve fırtınada kopan fenerin gövde kısmı da 1302`de başka bir depremde yıkıldı. 1500 yılında ise bu yapıya ait kalıntılar tamamen yokoldu.
Üzerinde inşaa edildiği adadan dolayı Pharos olarak anılmış ve bu kelime bir çok dile yerleşmiştir. İspanyolca, Fransızca ve İtalyancada Pharos, deniz feneri anlamına gelmektedir. Yıkılmadan önce yapılan resimleri, dünyadaki deniz fenerlerine yüzlerce yıldan beri örnek olmuştur.






Swabian Alb - Almanya

Swabian Alb (Almanca: Schwäbische Alb) Almanya`nın Baden-Württemberg eyaletinde bulunan, güneybatıdan kuzeydoğuya kadar 220 km ve 40 ile 70 km genişliğinde olan bir platodur. Swabia (bazen Suabia veya Svebia olarak da bilinir) bölgesinden sonra adlandırıldı.

Dinozor devri zamanında deniz yatağı şeklinde olan Swabian Alb`da bol miktarda kireç taşı vardır. 50 milyon yıl önce, deniz geri çekildi (kurudu). Kireç taşlarının farklı üç katmanının her biri birbirinin üstüne yığıldı: siyah jura, kahverengi jura ve beyaz jura. Beyaz jura %99 saflıkta Kalsiyum karbonat içerir. Kireçtaşı suyla çözünerek eridiğinde, her taraftaki çatlaklara doğru akar ve mağaralarından yüzeye çıkana kadar büyük bir oluşum gerçekleşerek yeraltı nehirleri şekillenir. Böylece Swabian Alb`ın nehir, göl ve diğer suyla ilgili formları meydana gelmiş olur.






Nan Madol- Pasifik
1000 yılda yapılan kent. Pasifik Okyanusu`ndaki Mikronezya adası yakınlarına kurulu antik Nan Madol kentinin inşası, M.Ö 200`de başladı ve 1000 yıl sürdü. 250 milyon tonluk dev bazalt bloklar kullanılarak yapılan bu kent, 100 yapay adayı kanallarla birbirine bağlıyor. Bu kadar bazaltın bölgeye nasıl getirildiği ise hala sır...







Nazca Düzlüğü - Peru
İspanyol "conquistador" Pizarro tarafından İnka İmparatorluğu`nun yıkılışıyla birlikte, yani yaklaşık 16. yüzyılın ortalarından itibaren, Latin Amerika`da bir efsane başını almış yürümüştü. Hemen herkes, Güney Peru`nun And Dağları`yla Pasifik Okyanusu arasında sıkışıp kalmış çöl yaylalarındaki devasa geometrik şekillerden söz ediyordu. Yüzlerce metre genişliğindeki 9 parmaklı maymundan, 40 metrekarelik bir alana yayılmış örümcekten, 300 metre uzunluğundaki kuş şekillerinden...
Üstelik, tümü hayvan figürleriyle sınırlı değildi. Biraz daha kuzeyde, tepeleri süsleyen birkaç kilometre uzunluğundaki ok şekillerine rastlandığı da belirtiliyordu. Ama bütün söylenenler rivayetten öteye geçmemişti. Çünkü, bu şekilleri gören bir tek kişi bile yoktu. Bazı gezginler bunlardan söz etmiş; bazılarıysa, başkalarına aktarmış ve böylece Nazca`nın sırrı doğmuştu. Yani kumlu arazideki dev şekillerin sırrı...







Bermuda Şeytan Üçgeni-Atlantis
Yer altından fışkıran doğal gazlar, sadece yüksek kara parçalarından değil, deniz ve okyanus tabanlarından da çıkarlar. Çünkü deniz tabanları da üstü suyla kaplanmış alçak kara parcalarıdır. Ancak, okyanusların derinliklerindeki bölgelerden çıkmak isteyen doğal gazlar, oradaki çok düşük ısının da etkisiyle katı hâle dönüşürler ve "hidrat" denilen beyaz ve tebeşirimsi bir madde hâline gelirler. Çok derinlere dalabilen robot kameralarının bu bölgedeki karbeyaz okyanus tabanını ve bazı gemi enkazlarinı resimlemesinden sonra konuya şu bilimsel açıklama getirilmiştir: Bu bölge, Gulf Stream denilen sıcak su akıntısının da geçtiği yerdir. Tabanın bazen ısınması yüzünden, bu "tebeşir gazlar" erir ve sudan hafif oldukları için yüzeye doğru yükselirler. O anda, tabandan yüzeye kadar suyun yoğunluğu azalır . O sırada oradan geçen ne varsa, derin bir kuyuya düşer gibi hızla okyanusun dibini boylar. Çünkü, yoğunluğu düşen su, gemileri taşıyacak kaldırma kuvvetini oluşturamaz. Gazın yükselmesi sona erince yoğunluk tekrar eski haline döner ve geride hiçbir iz kalmadan kocaman gemiler kilometrelerce derine gömülmüş olurlar.