Günün Sözü
10 sonuçtan 1 ile 10 arası

Konu: ARNAVUTLUK Nasıl Bir Ülkedir?

  1. #1 ARNAVUTLUK Nasıl Bir Ülkedir? 
    Admin AdoNiS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2012
    Mesajlar
    6.747

    Arnavutluk gezilecek yerler Arnavutluk resimleri,görseller Arnavutluk doğal güzellikler,tarihi mekanlar,Arnavutluk başkenti neresi,Arnavutluk yönetim biçimi Arnavutluk tarihçesi, Arnavutluk, Arnavut kelime köken bilimi, Arnavutluk yönetim biçimi, Arnavut yemekleri,mutfağı








    ARNAVUTLUK Başkenti ; Tiran


    Kuruluşu
    • Arbër Prensliği 1190
    • Lezha Birliği 2 Mart 1444
    • Osmanlı'dan bağımsızlık 28 Kasım 1912


    Arnavutluk Telefon kodu ; 355





    Resmî adı Arnavutluk Cumhuriyeti (Arnavutça: Republika e Shqipërisë, /ɾɛpuˈblika ɛ ʃcipəˈɾiːs/), Güneydoğu Avrupa'da bir ülkedir. Komşuları kuzeyde Karadağ, kuzeydoğusunda Kosova[a], doğusunda Makedonya ve güneyinde Yunanistan'dır. Ayrıca ülkenin batıda Adriyatik Denizi ve güneybatıda İyonya Denizi'ne kıyısı vardır. İyon Denizi ile Adriyatik Denizi arasındaki Otranto Boğazı'nın karşısındaki İtalya'ya uzaklığı 72 km'den (45 mi) daha azdır.


    Arnavutluk, Birleşmiş Milletler, NATO, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı, Avrupa Konseyi, Dünya Ticaret Örgütü, İslam Konferansı Örgütü, Karadeniz Ekonomik İşbirliği, Orta Avrupa Serbest Ticaret Anlaşması, Frankofon ve kurucu üye olarak Akdeniz İçin Birlik'e üyedir. Arnavutluk, ayrıca Avrupa Birliği'nin resmî adayıdır.


    Arnavutluk'un günümüzdeki toprakları tarihin çeşitli noktalarında Dalmaçya (güney İlirya), Makedonya (özellikle Epirus Nova) ve Moesia Superior gibi Roma eyaletlerinin bir parçası oldu. Modern cumhuriyet ise Balkan Savaşları sonrasında Osmanlı İmparatorluğu'nun Avrupa'daki çöküşünden sonra ortaya çıkmıştır.







    1912 yılında bağımsız olan Arnavutluk, 1917-1920 arasında İtalyan himayesine girdi, II. Dünya Savaşı'nda 1939 yılında Faşist İtalya, 1943'te de Nazi Almanyası tarafından işgal edilene kadar Prenslik, Cumhuriyet ve Krallık oldu. 1944 yılında Arnavutluk'ta işgal sona erdi ve Enver Hoca ile Emek Partisi önderliğinde Arnavutluk Sosyalist Halk Cumhuriyeti kuruldu. 1991 yılında sosyalist yönetim sona erdi ve çok partili yönetime geçildi.


    Arnavutluk, parlamenter demokrasiye ve bir geçiş ekonomisine sahiptir. Arnavutluk'un başkenti olan Tiran, ülkedeki 2.831.741 kişinin yaklaşık 421.286'sını barındırmakta olup metropol alanında ise bu rakam 763,634'tür. Serbest piyasa reformları, özellikle enerji ve ulaşım altyapılarının gelişiminde, ülkeye doğrudan yabancı yatırımların kapısını açmıştır. Arnavutluk yüksek bir İGE'ye sahiptir ve evrensel bir sağlık sistemi ile ücretsiz ilk ve orta öğretim sunmaktadır. Arnavutluk bir üst-orta gelir ekonomisine sahiptir ve ülke ekonomisine hizmet sektörü hakim olup bunu sanayi ve tarım sektörü takip etmektedir.






    KÖKEN BİLİMİ;
    Türkçedeki Arnavut kelimesi bir güney Arnavut (Toska) boyu olan 'Arvanit'lerin Türkçeleştirilmiş şeklidir. Orta Çağ'da Arnavutlar antik İlliryalılar ve Pelasglar isimlerinin yerine Arber, Arberesh, Arbanon, Arbanoi isimleriyle anıldılar. Yeni Çağ'da ise Arnavutlar ülkelerine kartallar ülkesi anlamında Shqipëria (okunuşu Şipıria) şeklinde adlandırmaktadır. Diğer çoğu dünya dillerinde ise 'Albania' kelimesi kullanılır. Nitekim Latince “alba” = yüksekte duran, demektir. Arnavutluğa “Albania” ve Arnavutlara “Albanian” denir.[14]


    Şemseddin Sami’ye göre ‘Arnavut’ kelimesinin anlamı ‘Çiftçi’ demektir. Arnavutluk (Shqipëria), Arnavutça (Shqip) ve Arnavut (Shqiptar) sözcükleri kök bakımından kartal (Shqiponja)’dan türetildiği de söylenmektedir. Ş. Sami'nin büyük eseri Kâmus-u Türkî’de Arnavutluk-Arnavutça-Arnavut sözcüklerini Türkçeye Şkipniya-Şkip-Şkipetar şeklinde çevirmiştir.





    Arnavutluk'un Tarihçesi;



    Arnavutların kökeni olarak Pelasglar görülür. Pelasglar Avrupa'nın en eski kavimi olarak bilinir. Yunanlar da köklerini Pelasglara dayandırır. Pek çok tarihçi İlliryalılar ve Pelasg'ların Helen kavimlerinden Dorlar ile akraba olduğu ve Helen kültürünün kurucuları oldukları görüşündedir.


    Arnavutlar, tarihçilerce eski İlliryalıların devamıdır. Antik İllirya bugünkü Dalmaçya sahil bölgesidir (bugünkü Hırvatistan ve Karadağ) ve pek çok Roma İmparatoru bu bölgeden çıkmıştır.


    Roma İmparatorluğu'nun kurucu halklarından olan İlliryalılar V. yüzyılda Roma İmparatorluğu'nun Germen, Hun ve Slavlar tarafından saldırıya uğraması ve yıkılması sonucunda 7.-8. yüzyıllardan sonra giderek Slavların eline geçti ve bölge Orta Çağ'dan sonra Hırvatistan ve Karadağ olarak anılmaya başlandı. 20. yüzyıl'da da bu bölgede 'Güney Slavları' anlamında 'Yugoslav' devleti kuruldu.


    Arnavutlar, Avrupa'nın en eski halklarından oldukları ve ayrıca millî kimliğini (aidiyetini) dinsel farka dayandırmayan tek Balkan milleti oldukları konusunu özellikle vurgularlar.


    Arnavut dili (Arn. Shqip, Shqipja, gjuha shqipe, gjuha shqiptare) Hint-Avrupa dil ailesinin özgün bir koludur. Arnavutçada, uzun süre komşu olmaktan ve 1000 yıllık Bizans idaresinden dolayı Yunanca ve Sırpça, 437 yıllık Osmanlı idaresinden dolayı da Türkçe ve Arapça kelimeler mevcuttur. Latin ve Germen dilleriyle de, bilhassa İtalyanca, Fransızca ve Almanca ile benzer yanları çoktur. Yine de Arnavutça kelime haznesi olarak saf bir dildir.


    Eski Yunanca ve Etrüskçe'nin de İlirya dili ve Arnavutça ile dolaysız akraba olduğu yönünde linguistik hipotezler mevcuttur.





    ORTAÇAĞ;


    Antik Çağ'da Hristiyanlığın Arnavutluk'a yayılması çok erken tarihlerde gerçekleşti. Dıraç kenti dünyadaki en eski piskoposluk merkezlerinden biridir. Aziz Pavlus daha 1. yüzyılda İllirya'ya Hristiyanlığı tanıtmıştı.


    325 yılındaki İznik Konsili'nde tüm İllirya Roma idaresine bırakılmıştı. 731 yılında ise Bizans İmparatoru III. Leo Durres Metropollüğünü Bizans'a bağladı. 927 yılında Bizans Bulgar Patrikhanesini kabul etmeye mecbur kalınca, Arnavut Kilisesi de Bağımsız Ohri Piskoposluğu'na, dolayısıyla 1. Bulgar İmparatorluğu'na bağlandı. 1018 yılında Bizans bölgeyi geri aldı. 1054 yılındaki Roma ve Bizans Kiliseleri arasındaki büyük bölünme (Schisma), önceleri Arnavut Kilisesi için etki yapmadıysa da, 13. yüzyılda Arnavut Kiliseleri de iki rakip olan Katolik ve Ortodoks yani Roma ve Bizans Kiliseleri arasında ikiye bölündüler. Orta Çağ'da ortaya Arnavut Ortodoks Kilisesi ve Arnavutluk Katolik Kilisesi şeklinde bir bölünme çıktı.


    Roma İmparatorluğu'nun kurucu halklarından olan İllirya bölgesi 5. yüzyılda Roma'nın Germen, Hun ve Slavlar tarafından saldırıya uğraması ve yıkılması sonucunda 7.-8. yüzyıllardan sonra giderek Slavların eline geçmiş ve bölge Orta Çağ'dan sonra Sırp Kırallığı,Hırvatistan ve Karadağ olarak anılmaya başlanmıştır. 20. yüzyılda da bu bölgede 'Güney Slavları' anlamında 'Yugoslavya' devleti kurulmuştur. Ancak Arnavutlar bu bölgede her zaman hak iddia etmişlerdir.


    Ortaçağ'da bölgenin tam Doğu ve Batı Roma İmparatorluklarının sınırında bulunması nedeniyle Arnavutlar VI. yüzyıldan sonra Slavlaşma tehlikesine karşı, batının en güçlü şehri olan Venedik'in himayesine girerek Katolikliği tercih etmişler ama daha doğuda kalan Kosova ve bugünkü Sırbistan bölgeleri hızla Slav asimilasyonuna ve Ortodokslaşmaya girmiştir. (Bkz.Arnavut Ortodoks Kilisesi).


    Doğu Roma'nın 13. yüzyıldan sonra yıkılma sürecine girmesi sonucu doğudan gelen Osmanlılar 15. yüzyılda bölgeyi ele geçirmişler, Arnavutların ulusal kahramanları Gjergj Kastrioti'nin (İskender Bey) önderliğinde 40 yıldan fazla süren direnişini kırıp bölgeyi 1478'de ele geçirmişlerdir. Bu gelişmeler yüzbinlerce Arnavut'un İtalya'ya ve özellikle Sicilya ve Kalabriya bölgelerine göç etmesine yol açmıştır. İtalya Arnavutları 'Arberesh' adıyla anılmaktadır.


    1054'deki Doğu-Batı/Ortodoks-Katolik Kiliselerinin birbirlerinden tamamen ayrılmaları (Schisma) Arnavutluk'ta önceleri büyük etki yapmadı. İki kilise birbirlerine rekabet oluşturmadan yan yana bir arada var oldular. Ancak 12. yüzyıldan sonra Bar'da Benedikt Manastırının kurulmasıyla Roma'nın ve Katolik Kilsesinin etkisi Arnavutluğun kuzeyinde arttı. Durres'te ise Ortodoks Kilisesi daha hakimdi. Arnavutluk'ta 13. yüzyılda Katolik - Ortodoks ayrışımı daha da belirginleşti. Ülkenin güneyi tartışmasız Ortodoksluğun hakimiyetindeydi. Arnavutluk kıyıları bu dönem Normanların saldırısına uğradı.


    Ortaçağ'da Arnavutlar genelde Arber adıyla anılıyorlardı. Bu aynı zamanda 12. yüzyıl sonunda Kruja Kalesi bölgesinde oluşmuş olan Arbanon Kırallığı'nda yaşayan halkın da adıydı. Bu Katolik Krallık, Ortodoks Kilisesine bağlı olan Kruja yönetiminden ayrılarak oluşmuştu.


    1204 yılından sonra Arnavutluk önce Epir Despotluğu'na, 1230 yılında 2. Bulgar İmparatorluğu'nun eline geçti. Ancak Bulgarlar, Bizanslılar tarafından bölgeden 1246'da atıldı ve Bizans'ın vesayetinde Epir Despotluğu yeniden kuruldu. Bu dönemde Dıraç kenti, sık sık İki Sicilya Krallığı'nın işgaline uğradı. Sırplar 1280'in ilk yarısında İşkodra'yı ele geçirdiler.


    Arnavut Katolik Kilisesi, 1342-1355 arasındaki Sırp Çarı Stefan Dushan'ın hakimiyetini zarar görmeden atlattı. Sirp Çarı'nın ölmesi ve Sırp Kırallığı'nın dağılmasının ardından soylu Arnavut sülalesi ŞAR, Zeta bölgesi ve Arnavutluk'un kuzeyinde iktidarı ele geçirdi. Ballsha'lar 1368'de Ortodoksluk'tan Roma-Katolik Kilisesine geçtiler. Lezha piskoposluğunun kurulması da bu dönemde gerçekleşti.





    Osmanlı dönemi
    Osmanlı Türkleri 14. yüzyıldan itibaren Anadolu ve Balkan Yarımadası'na akınlar yapmaya başladılar. 15. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu Balkan Yarımadası'nın büyük bölümü ile birlikte bugünkü Arnavutluk topraklarını da ele geçirdi.


    Katolik olan Arnavutluk'un kuzeyini Gjergj Kastriot Skanderbeg'in(Gjergj Kastrioti) ölümünden sonra Osmanlılar'ın ele geçirmesi on yıl dahi sürmedi. 1479'da Venedik Devleti Osmanlılar'la barış anlaşması yaparak İşkodra ve Lezha'yı Osmanlılara bıraktı. Piskoposluk merkezi olan Durres de 1501'de Osmanlı'nın eline geçti. Bundan sonra Katolik Arnavutlar'ın çoğunluğu fiilen İslam hakimiyeti altında yaşadılar. Osmanlilarin hakimiyeti önceleri sadece sahil bölgelerindeydi. Mirdita, Dukagjin ve Malesia e Madhe boylarının bölgelerine İslam hakimiyeti giremedi. Bu bölgelerde 1490 - 1550 arasında Osmanli hakimiyetine karşı pek çok isyan oldu. Gjergj Kastriot İskender Bey'in ölümünden sonra direnişi Lek Dukagjin, Muzaka ve Thopia aileleri sürdürdü.


    Çok uzun süren ve tam olarak hiç bitmeyen Arnavut direnişinin Osmanlılarca kırılmasından sonra 15. ve 16. yüzyıllarda yarım milyon civarında islamlaşmak istemeyen Arnavut İtalya'ya kaçmak zorunda kaldı (Arberesh'ler).


    Arnavutluk'un Osmanlılarca fethinden sonra İslam dini, Arnavutlar'a üçüncü bir din olarak katıldı. 17. yüzyıldan sonra diğer Balkan milletleri gibi Arnavutlar da müslümanlaştılar. Ancak Arnavutlar müslümanlaşınca, Rumlar, Gürcüler, Çerkesler, Lazlar vb. gibi Türkleşmeyip, Arnavut kültürünü ve soylarını inatla korudular ve İstanbul Saray Yönetiminde Sadrazamlık, Paşalık, Valide Sultanlık gibi pek çok mevkiyi 17.yy.'dan sonra diğer sayısız etnik gruba rağmen ellerine geçirdiler. Bu sayede hem pozisyonlarını güçlendirdiler, hem de kendileri için asimilasyonu büyük beceri ile en alt düzeyde tuttular. Osmanlılar'ın Arnavutluk Katolik Kilisesine karşı politika sürdürmelerine karşın, Arnavut Ortodoks Kilisesi herhangi bir baskı görmedi, ayrıca 17. yy.'dan sonra bir kalkınma ve gelişim yaşadı. Osmanlı'nın son döneminde ülkenin kuzeyi İşkodra, merkezi Manastır ve güneyi Yanya vilayetinin sınırları içierisindeydi. 1. Balkan Savaşı'nda ülke Karadağ, Sırbistan ve Yunanistan'ın işgaline uğradı ve yağmalandı. İtalya ve Avusturya Macaristan'ın araya girmesiyle Arnavutluk Krallığı kuruldu. 1. Dünya Savaşında Karadağ, Avusturya Macaristan, Yunanistan ve İtalya'nın savaş alanı oldu.


    ARNAVUTLUK Yönetim ve siyaset
    Arnavutluk Cumhuriyeti, 1998 yılında yenilenen bir anayasa altında kurulan yasama, yürütme ve yargı kuvvetlerinin ayrılığına dayalı parlamenter bir cumhuriyet ile yönetilir. Anayasa, Arnavutluk Cumhuriyeti'nin en yüksek kanununu teşkil eder.[15]


    Arnavutluk'ta cumhurbaşkanı devletin başıdır. Cumhurbaşkanı 5 yılda bir tüm milletvekillerinin %50+1 oy çoğunluğuyla gerektiren gizli oyla meclis tarafından 5 yıllık bir süre için seçilir. Mevcut cumhurbaşkanı Bujar Nishani olup Temmuz 2012 yılında seçilmiştir. Cumhurbaşkanının anayasayı ve tüm yasaları gözlemleme garantisi, silahlı kuvvetlerin baş komutanı olmak, meclis oturumunda değilken meclisin görevlerini yerine getirmek ve başbakanı atamak gibi yetkileri bulunmaktadır.


    Yürütme gücü ise Bakanlar Kurulu'na (kabine) aittir. Başbakan Bakanlar Kurulu'nun başkanıdır. Başbakan cumhurbaşkanı tarafından atanırken bakanlar ise başbakanın önerisi temelinde cumhurbaşkanı tarafından atanır. Meclis kurulunun yapısına nihai onayı vermek zorundadır. Kurul iç ve dış politikalarının yürütülmesinden sorumludur. Bu bakanlıklar diğer devlet organlarının faaliyetlerini yönlendirir ve kontrol eder.[15] Mevcut başbakan Edi Rama olup 15 Eylül 2013 tarihinde göreve gelmiştir.


    Arnavutluk Cumhuriyeti Meclisi, Arnavutluk'un tek meclisli yasama organıdır. Meclis'te liste usulü nispi temsil sistemi ile seçilen 140 milletvekili bulunmaktadır. İki başkanvekiline sahip olan meclis başkanı meclise başkanlık eder. 15 adet daimi komisyon veya komite bulunmaktadır. Meclis seçimleri en az her dört yılda bir yapılır. Meclis anayasa değişikliği veya onaylama, başka bir devlete savaş ilan, uluslararası anlaşmaların onaylanması veya iptali, cumhurbaşkanı, yargıtay başkanını ve başsavcıyı veya onun yardımcılarını seçme ve devlet radyo ve televizyon, devlet haber ajansı ve diğer resmi bilgi medya çalışmasını denetlemek gibi iç ve dış politika yönünde karar verme yetkisine sahiptir.


    ORDU, ASKERİYE;
    Arnavutluk Silahlı Kuvvetleri (Arnavutça: Forcat e Armatosura të Shqiperise) 1912 yılında Arnavutluk'un bağımsızlığından sonra kurulmuştur. 1988 yılında 65.000[16] olan aktif asker sayısı 2009'da 14.500'e indirilmiştir ve orduda ağırlıklı olarak küçük bir filo uçak ile deniz gemileri bulunmaktadır. 1990'lı yıllarda büyük miktarda Çin yapımı tanklar ve karadan havaya füze sistemleri gibi eski askeri donanımlar hizmet dışına bırakılmıştır. Zorunlu askerlik hizmeti ise 2010 yılında kaldırılmıştır.


    Günümüzde Arnavutluk Silahlı Kuvvetleri; Genelkurmay Başkanlığı, Kara Kuvvetleri, Hava Kuvvetleri, Deniz Savunma Kuvvetleri, Arnavutluk Lojistik Tugayı ve Eğitim ve Doktrin Komutanlığı'ndan oluşmaktadır. Askeri bütçenin artırılması NATO'ya entegrasyonu için en önemli koşullardan biriydi. Askeri harcamalar, 2008 yılında GSYİH'nin yaklaşık %2'si olarak gerçekleşmiştir. Şubat 2008'den bu yana Arnavutluk, Akdeniz'de NATO'nun Aktif Çaba Operasyonu'na resmen katılmaktadır. Arnavutluk 3 Nisan 2008 tarihinde bir NATO üyelik daveti aldı ve 1 Nisan 2009'dan bu yana NATO üyesidir.


    İdari yapılanma
    Arnavutluk, idari olarak ile (Arnavutça: qark, çoğul qarku; yaygın prefekturë çoğul prefektura), illerde ilçeye (Arnavutça: rreth, çoğul rrethe), bu ilçelerde belediyeye (Arnavutça: komunë) ayrılır. Bu belediyelerden 73'ü şehir (Arnavutça: bashki) statüsündedir. Bu belediyeler ise şehir (Arnavutça: qytete) veya köylere (Arnavutça: fshatra) ayrılır.


    Arnavutluk idari olarak 12 ile ayrılmıştır:


    Coğrafya


    Arnavutluk 28.748 kilometrekarelik yüzölçümüne sahiptir. Arnavutluk 39° ve 43° K enlemleri arasında ve çoğunlukla 19° ve 21° D meridyenleri arasında konumlanmıştır. Arnavutluk'un kıyı uzunluğu 611 km olup, Adriyatik ve İyon Denizi boyunca uzanır. Adriyatik Denizi'nin batı yüzünü ovalar.


    Ülkenin %70'i dağlık olup engebelidir ve dışarıdan genellikle erişilemez. En yüksek dağ 2764 m yüksekliğindeki Korab Dağı olup Debre ilçesi'nde yer almaktadır. Kıyıda iklim tipik bir hafif Akdeniz iklimi olup kışlar ılık ve yağışlı, yazlar ise güneşli ve oldukça kuru geçmektedir.


    Ekonomi
    Özelleştirmeler ve kanunlardaki yeni yapılanmaların ilerlemeye katkısı olmasına rağmen eski yapının etkileri nedeniyle sorunlar devam etmektedir: Ekonominin büyümesi uluslararası para kuruluşlarının yardımlarına, yabancı ülkelerde yaşayan Arnavutların gönderdikleri paralara ve inşaat işlerine dayanmaktadır. Nüfusun üçte biri hala, gayri safi millî hasılanın dörtte birini sağlayan, tarım işlerinde çalışmakta ve destekle geçinmektedir. Turizmde de şimdiye kadar bir ilerleme kaydedilmemiştir. Dünya Bankası'nın 2008 yılı raporunda, Arnavutluk nüfusunun %12,4 ü yoksul olarak nitelendirilmiştir.. Ortalama aylık gelir 2006 verilerinde 28.322 Lek olarak gözükmektedir. (Yaklaşık 225 Euro)


    Ülkenin önemli sorunlarından birisi altyapının zayıf olmasıdır. Ana yolların birçoğunda iyileştirme çalışmaları yapılmasına rağmen yolların çoğu çok kötü durumda. Su, gün içerisinde çok az bir zaman için kısıtlı bir şekilde verilmekte, elektrik kesintileri ise özellikle kış aylarında günlük olağan bir durum arz etmektedir. Bu durum yalnızca yabancı yatırımcıları etkilemekle kalmayıp, yerli işletmelerin de verimli ve az maliyetli iş yapmalarını engellemektedir. Kosloduj'daki Bulgaristan Nükleer santralın 2006 Aralık ayı sonlarında kapatılması, altyapıyı çok daha zor bir hale getirmiştir. Elektriğin neredeyse tümünü sadece Hidroelektrik santrallerden sağlayan Arnavutluk, komşularının çoğunun yaptığı gibi Bulgaristan'dan elektrik ithal etmek zorundaydı. Son yıllarda kış aylarının sert geçmesi, barajların dolmasına yol açtığından, elektrik üretimi giderek düzenli hale gelmektedir. Ayrıca birçok Hidroelektrik Santraller'in ve elektrik şebekelerinin yenilenmesi de bir yandan elektrik üretimini arttırırken, diğer yandan taşımadaki kayıpları aza indirmiştir.


    2006 yılındaki gayrisafi millî hasıla 9,1 Milyar USD tutarındadır. Bu 2006 yılında %5'lik bir büyümeyi göstermektedir. (2005: %5,5) Ekonominin büyümesi İnşaat sektörünün gelişmesi ve küçük işletmelerle hizmet sektörünün verimliliği nedeni iledir. Tarım sektörü ve madencilik, enerji krizi nedeni ile yaşadığı kayıplardan dolayı bu büyümeye çok az bir katkıda bulunmuşlardır. Tarım sektörü %20,7 ile eskiden olduğu gibi gayrisafi millî hasıla içerisinde önemli bir yere sahiptir. En büyük pay %46,4 ile hizmet sektöründe olurken, %14,3 ile inşaat sektörü onu takip etmektedir. Sanayini payı %9,7, Taşımacılığın payı ise %8,9 olmuştur. Gayrisafi millî hasılanın büyümesi 2002 yılında %4,7, 2003 yılında %6.


    2006 yılında işsizlik oranı %13,8 dir.[24], 2007 yılında bu oran: % 13,8 %. Resmi açıklamalar gerçek işsizlik oranlarını göstermemektedir. Örneğin, küçük çiftlik işletmelerinde çalışan aile fertleri işşiz sayılmıyorlar. Halbuki buralarda yaklaşık 6 yetişkin kişinin birlikte yaşadığı bir aile en fazla iki, üç dönümlük bir tarlayı işlemektedirler.


    Merkez Bankası (Banka e Shqipërisë) para politikasından, emisyondan ve bankaların denetiminden sorumludur. Eski merkez bankası Banka e Kursimeve 2004 yılında Avusturya bankası Raiffeisen International tarafından satın alınmış ve Raiffeisen Bank Albania adı ile ülkenin önde gelen bir finans kuruluşu haline gelmiştir.


    Önümüzdeki yıllarda, yakın geçmişte keşfedilen petrol ve doğalgaz kaynaklarının ekonomiye yön veren faktörlerden birisi olması bekleniyor. 3,014 Mia. m³ doğalgaz ve 2,987 Mia. Varil petrol çıkarılması tahmin ediliyor..


    Arnavutluk mali politikası hızlı bir iyileşme gösterdi.2006 yılında ülkenin borçları gayrisafi millî hasılanın % 55,9 u civarına kadar geriledi. Uluslararası Para Fonu ve Dünya Bankası verilerine göre bir iyileşme görülüyor.[27] 2005 yılından 2008 yılına kadar yatırımlar % 5,6 dan % 9,3 e yükselmiştir. Yatırımların 2009 yılında 90,4 Milyar Lek, 2010 yılında 94 Milyar Lek ve 2012 yılında 108 Milyar Lek'e çıkması planlanıyo


    TARIM
    Geleneksel bir tarım ülkesi olan Arnavutluk'da tarım, ülkenin çok önemli bir sektörlerinden birisidir. 28 748 km² olan ülke yüzölçümünün yaklaşık dörtte biri tarım alanı olarak kullanılabilir durumdadır. Hava koşulları her türlü tarımı ve hayvancılığı yapmaya müsaittir. Toprak kalitesi bölgeden bölgeye değişim göstermektedir.


    Tarım, % 22 lik bir payla, gayrisafi millî hasıla içerisinde önemli bir yer tutmaktadır. 2004 yılında çalışan nüfusun % 60 ı tarım sektöründe çalışıyordu. Tarım işletmeciliği çoğunlukla geleneksel yöntemlerle yapılmaktadır. Verimlilik düşüktür. Makine, tesis ve toprak verimliğinin arttırılması çalışması yatırımları için yeterli sermayenin olmaması, yetersiz sulama tesisleri, eski üretim metodları ve pazara girmekte yaşanan zorluklar ana sorunlardır. Tarım arazilerinin çok dağınık yerlerde olması ve kooperatifçiliğin psikolojik baskısı da diğer temel sorunlardır. Bu sorunlar, Arnavutluk tarımının gelişmesini uzun yıllar engelleyecektir.


    Kalite standartlarının uygulamaya konması, eğitimin iyileştirilmesi, ürün çeşitliliği ve yeni dağıtım kanallarının devreye sokulması kısa ve orta vadede kalite ve miktar açısından tarımsal ürünlerde iyileşmeye yol açacaktır ve ülkenin temel gıda (Meyve, sebze,süt, tahıl) ve yarı mamül ve mamül (Et ve süt ürünleri, meyve ve sebze konserveleri, bal ve baharat) ihtiyaçlarını karşılayacaktır.




    Bilim ve Teknoloji


    Arnavutluk'ta gelişme ve bilimsel araştırma için yapılan harcamalar, GSYİH'in %0,18'ini aşmaz, bu oran Avrupa'daki en düşük seviyedir. Ekonomik rekabet ve ihracat düşüktür, ekonomi hâlâ büyük oranda düşük teknolojiye meyillidir.


    1990'dan beri, bilim ve teknolojideki insan kaynakları büyük ölçüde azalmıştır. Birçok araştırma, 1990-1999 yılları arasında ülkedeki üniversite ve bilim enstitülerindeki, profesörlerin ve araştırma görevlilerinin yaklaşık %40'ının göç ettiği göstermektedir.[29]


    Beyin göçüne neden olarak kötüleşen ekonomik yaşam koşulları gösterilmektedir, araştırma için ciddi engel oluşturan parasal fonların ve sanat altyapısının eksikliği mevcuttur. Bununla beraber 2009-2015 yıllarını kapsayan "Arnavutluk'ta Bilim, Teknoloji ve İnnovasyonda Ulusal Strateji"yi[30], 2009'da hükûmet kabul etti. Belge, Eğitim ve Bilim Bakanlığı'nın işbirliği ve UNESCO'nun yardımı ile, Başbakanlık Kabinesi Donör Koordinasyonu ve Strateji Departmanı tarafından düzenlenmektedir.


    Bu belge, 2015 için beş stratejik hedef içerir:


    Araştırma ve geliştirme (AR-GE) için kamu harcamaları üç misline çıkarılacak, GSYİH'in %0,6'sı ayrılacak
    Yabancı kaynakların Avrupa Birliği'nin Araştırmalar için Çerçeve Programları yoluyla olanlar dahil olmak üzere- AR-GE yönünde gayri safi yurtiçi harcamadaki payının arttırılması, bunların araştırma harcamalarının %40'ını karşılayacak duruma gelmesi


    Yeni teknoloji tabanlı firmaların pre-inkübasyon, test etme, sertifikasyon ve saire için kullanılabilecek laboratuvar ekipmanı ve ve çalışma alanı içeren, dört veya beş Arnavut bilimde mükemmeliyet merkezi kurulması,


    Araştırmacıların sayısının iki katına çıkarılması, hem "beyin göçünün tersine çevrilmesi"nin teşviki -geri dönen araştırmacılara hibe programı gibi-, hem de yeni araştırmacıların yetiştirilmesi, 500 doktoralı dahil: Bu Arnavut üniversitelerinde üç yeni doktora programının kurulmasını gerektirmektedir
    Hem yerel AR-GE yatırımları yoluyla hem de akademik araştırma enstitüleri veya yabancı ortaklarla konsorsiyumlar yoluyla 100 şirkette innovasyonun teşviki.


    Bu strateji, diğer sektörel stratejiler ile sinerji içinde ve 2008'de kabul edilen Arnavutluk Yükseköğretim Stratejisi ve Ulusal Gelişme ve İntegrasyon Stratejisi (2007–2013) dikkate alınarak uygulanacaktır. Üstünde durulan diğer bir konu, tarım-gıda endüstrisi ve turizm gibi ekonomik sektörlerin modernize edilmesinin önemidir. Ayrıca, enerji, çevresel ve su kaynaklarının kullanımının stratejik önemi, üzerinde durulan diğer konulardır. Taraflar; tarım ve gıda, bilgi ve iletişim teknolojileri (BİT), halk sağlığı, Albanoloji ve beşeri bilimler, doğal kaynaklar, biyoteknoloji, savunma ve gücenlik gibi araştırma alanlarına öncelik verilmesini önermiştir.


    Avrupa Birliği (AB), dünyada en rekabetçi ekonomi olmak için Lizbon Stratejisinin parçası olarak innovasyon ve araştıma için net hedefler belirledi. Batı Balkan ülkelerinin diğerleri gibi AB'ye katılmayı hedefleyen Arnavutluk, son yıllarda ekonomik büyüme için temelleri atmaya odaklanan, gelişme sürecinde yol almakta.


    Başbakan Yardımcı Genc Pollo, "Arnavutluk'un NATO'ya üyelik sürecinde (şimdi üye) yüksek sosyo-ekonomik gelişme oranları lazım ve AB'ye katılım toplumumuzda innovasyon, teknoloji ve bilimin rolünün güçlendirilmesi gerekli" olduğunu belirtmekte.


    Ağustos 2009'da, hükûmet bu politikanın uygulanmasının iyileştirilmesi (kolaylaştırılması, daha iyi uygulanması anlamında güzel bir Türkçe bulamadım) için, Arnavut Araştırma Teknoloji ve İnnovasyon Kurumunun kurulmasını onayladı.


    2006'da, Arnavut hükûmeti bilimsel araştırma sisteminde ciddi bir reformu ele aldı. Bilim Akademisi, diğer birçok Avrupa ülkesinin modeli doğrultusunda yeniden düzenlendi; yeni düzenlemeyle, seçilmiş bilimadamlarıyla idare edilecek ve bundan böyle araştırma enstitülerinin yönetimini yapmayacak, bunlar yükseköğretim sistemine entegre edilecek. İki yeni fakülte kurulmuştur: Tiran Tarım Üniversitesi'nde (Agricultural University of Tirana) Biyoteknoloji ve Gıda Fakültesi, ve Tiran Politeknik Üniversitesi'nde (Polytechnic University of Tirana) Bilgi Teknolojileri Fakültesi. Tiran Üniversitesi, ayrıca Uygulamalı ve Nükleer Fizik merkezi ve Biyoteknoloji Bölümü'ne de sahip oldu. On iki, teknoloji transferi merkezi ve devlet kurumu da kurulmuştur.


    Yakın zamana kadar, Arnavutluk'ta AR-GE ve innovasyon istatistikleri, OECD, Eurostat veya UNESCO stadartlarına ulaşmış değildi. Akademik ve kamu kurumlarının ilk çalışması bu yılın başlarında başladı ve işdünyasında AR-GE ve innovasyon incelemesi hâlen sürmektedir, UNESCO'nun desteği de vardır.


    Kısıtlayıcı vize düzenlemeleri de, bilimsel değişim ve yurtdışında geçici çalışan olmayı engellemektedir.


    Arnavutluk'ta toplamda 578 bilimsel çalışan vardır:


    274'ü Bilim Akademisinde
    304'ü Bakanlıkların AR-GE enstitülerinde[29]
    Arnavutluk'ta AR-GE personeli sayı yaklaşık 1000 kişi başına 0,2'dir.




    DİL;
    Ülkede konuşulan dil Arnavutçadır. Arnavutça (Arnavut dili Hint-Avrupa dil ailesinin farklı bir dalını temsil etmektedir). Günümüz Arnavut diline uygun olarak yazılmış ilk belge 1462 yılına rastlamaktadır. İlk edebi eser ünlü dilbilimci Gjon Buzuku’ya ait “Meshari” olup 1555 yılında basılmıştır. Bu tarihten itibaren Arnavut dili iki ana şivede gelişme göstermiştir. Bunlar; “Gegerisht” (Arnavutluğun kuzeyinde konuşulan) ve “Toskerisht” (Arnavutluğun güneyinde konuşulan) şiveleridir. 1908 Manastır Ulusal Kongresi’nde Arnavut alfabesinin 36 harften oluşması ve Latin alfabesinin kullanılması kararlaştırılmıştır. Arnavutça (konuşma ve yazı dili) aynı zamanda Kosova’da,Karadağ’da, Sırbistan ve Makedonya’da yaşayan Arnavutlar tarafından kullanılmaktadır.





    Ethem Bey Camii ARNAVUTLUK




    DİN;

    Ülkenin %70'ini Müslümanlar, %30'unu Hristiyanlar oluşturur. Ülkede, Ortodoks mezhebi Katolikliğe nazaran daha baskındır. Ortodoks mezhebinden olanlar 500 bini aşarken Katolik nüfusu tahmini olarak 300 bin civarındadır. Enver Hoca döneminde bütün kilise ve camiler kapatılmış ve Arnavutluk, 1967 yılında resmi olarak dünyadaki ilk ateist devlet olmuştur, fakat 1990'ların başlarında bu terim anayasadan kaldırılmıştır.




    EĞİTİM;
    Komünist yönetim iktidara gelmeden önce Arnavutluk'ta halkın %85'i okuma yazma bilmiyordu. I. ve II. Dünya Savaşı yılları arasında okul sayısı oldukça azdı. Komünist yönetim 1944 yılında iktidara geldiğinde öncelikli olarak cehaleti ortadan kaldırmaya çalıştı. Sıkı düzenlemeler getirildi ve 12 ile 40 yaş arasında okuma yazma bilmeyen herkes okuma yazma öğrenmek için derslere katılmakla görevlendirildi. 1955 yılına gelindiğinde, erişkin nüfustaki cehalet büyük çoğunlukla ortadan kaldırılmıştı.


    Günümüzde Arnavutluk'ta genel okuryazarlık oranı %98.7 olup, bu oran erkeklerde % 99.2 ve kadınlarda ise % 98.3'tür. Kentsel alanlara doğru 1990'larda büyük nüfus hareketleri ile eğitim hizmetleri dönüşüm geçirmiştir. Ekim 1957'de kurulan Tiran Üniversitesi, Arnavutluk'un en eski üniversitesidir.


    SAĞLIK;
    Sağlık sistemi ülkede komünizmin çöküşünden sonra keskin bir düşüş yaşamıştır, ancak 2000 yılından bu yana modernleşme süreci olmuştur.
    2000'lerden itibariyle ülkede bir askeri hastane ve uzman tesisleri dahil 51 hastane bulunmaktaydı.
    Arnavutluk başarıyla sıtma gibi hastalıkları önlemiştir.


    Yaşam beklentisi 77.59 yıl ile Macaristan ve Çek Cumhuriyeti gibi Avrupa Birliği ülkeleri ile aynı göstergelere sahip olup dünyada 51. sıradadır.
    En sık ölüm nedenleri ise dolaşım ve kanser hastalıklarıdır. Nüfus ve Sağlık Araştırması, 2009 Nisan ayında Arnavutluk'ta erkek sünneti, kürtaj ve daha fazlasını içeren çeşitli sağlık istatistikleri detaylandıran bir anket hazırlamıştır.


    Tiran Üniversitesi Tıp Fakültesi ülkede ana tıp okuludur. Diğer şehirlerde hemşirelik okulları da vardır. Newsweek'in 2010 yılı listesinde dünyadaki en iyi 100 ülke arasından Arnavutluk 57. sırada yer aldı.


    ARNAVUTLUK MUTFAĞI;
    Arnavutluk mutfağı Akdeniz ve Balkan mutfaklarının bir sentezi niteliğindedir. Tarihsel arka plan ile sıkı bir bağ içerisinde gelişmiştir. Bu açıdan Yunan, İtalyan ve Osmanlı etkisini görebilmek mümkündür. Arnavut mutfağında ana öğün öğle yemeğidir. Salatalar, domates, salatalık, taze yeşil biber gibi taze sebzeler ile zeytin, zeytin yağı ve tuz sıklıkla kullanılmaktadır. Dıraç, Avlonya ve Sarandë gibi kıyı kentlerinde ise deniz mahsulleri mutfağı gelişmiştir. Dağlık kesimlerde ise tütsülenmiş et tüketimi fazladır.


    SPOR;
    Arnavutlukta spor özellikle Futbol üzerinde yoğunluk kazanmıştır. Yönetsel bakımdan futbol 1930 yılında kurulan Arnavutluk Futbol Federasyonu (Arnavutça: Federata Shqiptare e Futbollit, F.SH.F.) tarafından yönetilmektedir. Federasyon UEFA ve FIFA üyesidir.


    Arnavutluk Millî Futbol Takımı
    Arnavutluk Millî Basketbol Takımı
    Arnavutluk Millî Futsal Takımı
    Arnavutluk 21 Yaş Altı Millî Futbol Takımı


         

         

    Alıntı  
     

  2. #2  
    Admin AdoNiS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2012
    Mesajlar
    6.747

    ARNAVUTLUK, En yüksek dağ 2764 m yüksekliğindeki Korab Dağı olup Debre ilçesi'nde yer almaktadır.

    Kıyıda iklim tipik bir hafif Akdeniz iklimi olup kışlar ılık ve yağışlı, yazlar ise güneşli ve oldukça kuru geçmektedir.





















         

    Alıntı  
     

  3. #3  
    Admin AdoNiS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2012
    Mesajlar
    6.747

    ARNAVUTLUK; Mallakastër İlçesi

    Mallakastër (Arnavutça: Rrethi i Mallakastrës) Arnavutluk'un otuz altı ilinden biridir. Yüzölçümü 325 kilometrekare olan ilde 2004 yılı varsayımlarına göre yaklaşık 40,000 kişi yaşar. Ülkenin güneyinde yer alan ilin merkez kenti Ballsh'tır.




    Mallakastër ilçesi'nde Benzin pompaları

         

    Alıntı  
     

  4. #4  
    Admin AdoNiS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2012
    Mesajlar
    6.747

    ARNAVUTLUK; Bulqiza

    Bulqiza, Arnavutluk'un Debre ilinde bulunan bir şehir ve belediyedir. Şehir ülkenin doğusunda yer almaktadır.
    Yüzölçümü 678.51 km² olan belediyenin nüfusu 2011 yılı itibarı ile 31,210 olup merkez nüfusu ise 8,177'dir.




    Bulqiza, büyük miktardaki krom yatakları nedeniyle Arnavutluk ekonomisinin en önemli merkezlerinden biridir.

         

    Alıntı  
     

  5. #5  
    Admin AdoNiS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2012
    Mesajlar
    6.747

    ARNAVUTLUK; Debre




    Debre İli (Arnavutça: Qarku i Dibrës) Arnavutluk'un 12 ilinden birisidir. Bulqizë, Debre ve Mat ilçelerinden oluşur. İlin merkezi ise Debre şehridir. İl kuzeyde Kukës, doğuda Tiran, doğuda Leç, güneyde Elbasan, batıda Dıraç illerine komşudur.


    Debre ; Osmanlı döneminde: Debre-i Zir veya Piskopoya), Arnavutluk'un Debre ilinin merkezi olan şehirdir. Şehir, Kara Drin Nehri'nin doğusunda Makedonya sınırına 20 uzaklıkta yer almaktadır. 2015 yılında yapılan belediye reformu ile yeni kurulan Debre belediyesine bağlanmıştır.

    Şehrin nüfusu 2011 yılı itibarı ile 13,251'dir.

         

    Alıntı  
     

  6. #6  
    Admin AdoNiS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2012
    Mesajlar
    6.747

    Tiran, Arnavutluk




    Tiran (Arnavutça: Tirana veya Tiranë, Geg: Tirona, Yunanca: Τίρανα) Arnavutluk'un başkenti ve en büyük şehridir. Şehrin nüfusu 2015 yılı itibari ile nüfusu 800,986'dır.


    Tiran Arnavutluk'un en büyük endüstri ve finans merkezidir. 1920'lerden itibaren hızlı bir büyüme yaşamış ve tarım ürünleri ve makineleri, tekstil, ilaç, metal ürünleri ve hizmetler gibi birçok sanayi kolları kurulmuştur.


    Tiran, çarşının kurulduğu ve esnafı tarafından ipek ve pamuklu kumaşlar, deri, seramik ve demir, gümüş ve altın eserler imal edildiği 16. yüzyılda gelişmeye başladı. 1901 yılında şehirde 140.000 zeytin ağacı, 400 yağ fabrikası ve 700 dükkan bulunmaktaydı. Şehirde 85 metrelik TID Kulesi inşa halindedir. Tiran'da City Park, QTU, Casa Italia, ve Tirana East Gate gibi alışveriş merkezleri bulunmaktadır.


    Şehrin adı eski Yunanca'da mutlak güç sahibi yönetici anlamına gelir. Tiran, Dalmaçya Denizi'ne kıyısı olmamasına rağmen, Arnavutluk'un sahil kesimine ulaşmak için en uygun geçiş noktasıdır. Şehir kamu kurumları ve özel üniversitelere ev sahipliği yapmakta ve ülkenin siyasi, ekonomik ve kültürel yaşam merkezidir.


    Tiran 1614 yılında İşkodra Valisi Süleyman Paşa tarafından kuruldu. Şehre ilk olarak Eski Cami ve külliyeler kuruldu. Türk egemenliği sırasında İşkodra Vilayeti'nin Dıraç Sancağı'nda bir kaza merkezi olan Tiran, XVII. yüzyıla kadar küçük bir köy olarak kaldı. 1700'lü yıllarda şehir gelişerek önemli bir ticaret merkezi haline geldi. Balkan Savaşları sırasında 1912 yılında Osmanlıların elinden çıktı. 1919 yılında da bağımsız Arnavutluk'un başkenti ilan edildi.
    Tiran (41.33°K, 19.82°D), Tiran ili'nin Tiran ilçesi'nde Ishëm Nehri'nin kıyısında denizin 32 kilometre uzağında yer almaktadır. Tiran'ın ortalama yüksekliği deniz seviyesinden 110 metre olup en yüksek noktası 1.828 metrelik Mali me Gropa'dır. Şehir doğuda Dajti Dağı ve kuzey-batısında uzaktan Adriyatik Denizi manzarasına sahip açık alan ile birlikte tepelerle çevrilidir. Tiran Nehri şehrin içinden geçmekte olup Lane Nehri ile kesişmektedir.


    Şehirde dört adet yapay göl olup bunlar Tiran Yapay Gölü (Büyük Park'ın içindedir), Paskuqani Gölü, Farka Gölü ve Tufina Gölü'dür.


    Tiran, Napoli, Madrid, İstanbul ve New York ile aynı enlem ve Budapeşte ve Kraków aynı meridyen üzerindedir.


    İklim
    Tiran nemli subtropikal iklime sahip olup (Köppen iklim sınıflandırması CFA) yazın sıcak ve orta derecede kuru, kışlar ise serin ve yağışlıdır.


    1967 yılında Tiran'daki camilerin çoğu yıkıldı. Sadece Edhem Bey Camii, Tabak Camii ve Kokonozi Camii az çok sağ kalabildi. Osmanlı döneminden tarihî Kaplan Paşa Türbesi ve Şeyh Düri Tekkesi bulunmaktadır.


    Ocak 2015'den itibaren Namazgâh Câmiî, Türkiye Cumhuriyeti Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından inşa edilmektedir. Camii'nin yapılması 1912 yılından itibaren planlandı ama 1992 yılına kadar gerçeklestirilemedi.


    Tiran, Arnavutluk'ta sporun merkezdir. Tiran'ın en önemli spor kulüpleri KF Tirana, Partizani ve Dinamo'dur. Futbolda, Nisan 2012 itibarıyla Tiran merkezli takımlar Arnavutluk Futbol Federasyonu tarafından düzenlenen 72 şampiyonadan 57'sini kazanmıştır.


    Tiran'da iki adet büyük stad olup 20,000 seyirci kapasiteli Kemal Stafa Stadyumu ve yaklaşık 12,000 seyirci kapasiteli Selman Stërmasi Stadyumu'dır. Belediyeden ve hükûmetten gelen yatırımlar nedeniyle Tiran'nın spor altyapısı hızlı gelişmektedir. 2007 yılında Tiran Belediyesi, Tiran'ın çoğu mahallesine 80 adet spor bahçesı inşa etti.





    Tiran Uluslararası Havalimanı ülkenin tek uluslararası havalimanı olup şehrin 11 kilometre dışında bulunmaktadır. Tiran'ın denize kıyısı bulunmadığı için limanı yoktur ancak hemen yanındaki kıyı Dıraç'ta liman bulunmaktadır.


    Tiran'da yerel ulaşım otobüs ve taksi ile yapılmaktadır. Şehirde tramvay hattı inşa edilmesi planlanmaktadır. Ayrıca teleferik hattı ile Dajti Milli Parkı'na ulaşılabilmektedir.

         

    Alıntı  
     

  7. #7  
    Admin AdoNiS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2012
    Mesajlar
    6.747


    TID Kulesi

    TID Kulesi;

    Arnavutluk'un başkenti Tiran'da inşa edilmekte olan bir gökdelendir. Binanın yüksekliği 85 metre olup 25 katlıdır.

    Binanın tasarımı Belçikalı mimarlık firması 51N4E tarafından gerçekleştirilmiş olup inşaatına 14 Ocak 2007 tarihinde başlanmıştır
    Mayıs 2011 tarihi itibari ile binanın çatısı tamamlanmıştır.

         

    Alıntı  
     

  8. #8  
    Admin AdoNiS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2012
    Mesajlar
    6.747

    Kaplan Paşa Türbesi



    Kaplan Paşa Türbesi (Arnavutça: Tyrbja e Kapllan Pashës), Arnavutluk Cumhuriyeti'nin başkenti Tiran'da yer alan, 18 yüzyılında yaşayan Kaplan Paşa Toptani' nin kabrini de içine alan bir Osmanlı yapılar kümesidir. Fakat bugünkü Arnavutluk hükümeti direk türbenin üstüne bir gökdelen inşa etmiştir ve bu tarihi türbe şu an tehlike içindedir. Arnavutluğun en eski islâmî türbelerden biridir. 17. yüzyılında inşa edilmiş eski câmiî' nin yanındaydı fakat câmiî İkinci Dünya savaşıinda yerle bir edilmişti. Türbenin yüksekliği dört metredir.

    Kaplan Paşa Türbesi, 19. yüzyılında inşa edilmiştir. 1948 yılında ise Kaplan Paşa Türbesi Arnavutluğun millî kültür simge olarak ilan edilmiştir.

    1967 yılından itibaren, Arnavutluk, Enver Hoca' nın Komünist hükümet tarafından dünyanın ilk Ateist devleti olarak ilan edildikten sonra, Kaplan Paşa Türbesi ziyaret için kapatılmıştır ve çok zarar görmüştür. Türbenin kabri, lahidi, sandukası ve mezar taşı yok edildi.

    Ve bugün ise, bugünkü Arnavutluk hükümeti, Osmanlı vakıf yerin'de olan türbenin direk üstüne bir gökdelen inşa etmiştir.

         

    Alıntı  
     

  9. #9  
    Admin AdoNiS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2012
    Mesajlar
    6.747

    Kokonozi Camii



    Mahmut Ağa Kokonozi Camii (Arnavutça: Xhamia e Kokonozit) veya Yeni Pazar Camii (Xhamia e Pazarit të Ri), Arnavutluk Cumhuriyeti'nin başkenti Tiranın Avni Rüstemi caddesi'nin Yeni Çarşısında bulunmakta olan tarihi bir Osmanlı camii. Camii 1750 yılında bir Mahmut Ağa Kokonozi tarafından inşa edilmiştir.

    Bügün ise Kokonozi Camii Arnavutluğun millî kültür simge olarak ilan edilmedi. 1967 yılından itibaren, Arnavutluk, Enver Hoca'nın Komünist hükümeti tarafından dünyanın ilk Ateist devleti olarak ilan edildikten sonra, Kokonozi Camii kapatılmıştı ve çok zarar görmüştü.

         

    Alıntı  
     

  10. #10  
    Admin AdoNiS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2012
    Mesajlar
    6.747

    Namazgâh Câmiî (Arnavutça: Xhamia e Namazgjasë) veya Tiran Büyük Câmiî (Xhamia e Madhe e Tiranës), Arnavutluk Cumhuriyeti'nin başkenti Tiran'da 1912 yılından beri süren bir projedir. Arnavutluk, 28 Kasım 1912 sonrasında bağımsız olduktan sonra, o zamanki Müslüman çoğunluğu için bir Ulu Câmiî yapılmak istenildi. Fakat projeye 1992'a kadar başlanılamadı çünkü Arnavutluk ilk önce 1920 yıllarda İtalyan etkisi altına girmişti ve sonra 1944'den 1991'e kadar komünist bir devletu olmuştu. 1992'de ilk taş koyulmuştu fakat inşaat başlanmamıştı çünkü Arnavutluğun çoğunlukta hıristiyanlardan oluşan hükümet inşaat'a DUR dedi.

    Şuan başkent Tiran'da, misyonerlerin yaptıklarından dolayı 114 kilise ama sadece 7 câmiî bulunmaktadır. Bunların şuanki merkez câmiî Edhem Bey Camii'sidir. 1967'den önce 28 câmiî var idin. Başkent Tiran’da Osmanlı’dan kalan yüzlerce dini mabedin yok edilerek ortadan kaldırılması sonucu Müslümanların cuma ve bayram namazlarını sokaklarda ve yağmur altında kılıyor.

    Câmiî'nin inşaatı Ocak 2015'den beri sürüyor ve 2018 yılında bitirilmektedir. Balkanların en büyük câmiî'si olacak.



    ------------------------------------------------------------------------------------


    Edhem Bey Camii, Osmanlı Devleti zamanında, bugünkü Arnavutluk Cumhuriyetinin başkenti Tiran'da inşa edilen cami.

    Edhem Bey Camii, Tiran'ın merkezindeki meydanda ve saat kulesinin yanında bulunmaktadır. Cami tek kubbeli ve kare planlıdır. Caminin giriş kısmında revaklar bulunmaktadır. Caminin ve revakların iç yüzeyi kalem işi nakışlarla süslüdür.

    Edhem Bey Camii, Arnavutlukta Enver Hoca'nın başlattığı Çin benzeri komünist uygulama sonucu 1966'da ibadete kapatıldı ve müze haline getirildi. Cami 1990'larda Arnavutluktaki komünist rejim ortadan kalktıktan ve demokrasiye geçildikten sonra yeniden ibadete açıldı.



    ------------------------------------------------------------------------------------


    Şeyh Dürî Tekkesi (Arnavutça: Teqja e Sheh Dyrrit), Arnavutluk Cumhuriyeti'nin başkenti Tiran'da bulunmakta olan tarihi Osmanlı-Türk dinî eserlerinden biridir. Şehrin İskender Bey Meydanı'nın kuzeydoğusundadır. Dergâh Kadirî tarikât'a aittir.

    Şeyh Dürî Tekkesi, 18. yüzyılında inşa edilmiştir. 1963 yılında ise Şeyh Dürî Tekkesi Arnavutluğun millî kültür simge olarak ilan edilmiştir.

    1967 yılından itibaren, Arnavutluk, Enver Hoca'nın Komünist hükümeti tarafından dünyanın ilk Ateist devleti olarak ilan edildikten sonra, Şeyh Dürî Tekkesi kapatılmıştır ve çok zarar görmüştür. Tekkenin Türbesi ve iki mezarlıkları yerle bir edilmiştir.

         

    Alıntı  
     

Bu Konudaki Etiketler

Etiket Bulutu Ana Sayfası

Yetkileriniz
  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •